Sinema:Danışıklı döğüş
Ekim 9th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
23 Mayıs 2007′de Fatih AKIN‘ın yönettiği ”Yaşamın Kıyısında”filmi 60.Cannes film festivali’nde Altın Palmiye için yarışmıştı.Duvara Karşı dan tanıdığım Fatih Akın’ının bu filmine Edirne gezisinde sinema afişlerinde rastlayınca merak edip dvd’sini alıp izlemiştim.
Güzel bir filmdi.
”Duvara Karşı”daki gibi Türkiye-Almanya arasında gidip gelen İngilizce,Almanca,Türkçe karışımı argolu sahnelerin hayli fazla olduğu bir film izledim.Açıkçası şaşırmamıştım.Çünkü Fatih Akın filmleri argo-küfür-cinsellik içerir düşüncesi hakimdi.Duvara Karşı’da zaten tüm duvarları yıkıp geçmişti bana göre…
Bu tip ödüllü filmler bir çok yönetmence argo ve cinsellik işleyişin de emsal teşkil etti ve öğretici rol oynadı.Argo,küfür cinsellik bu noktadan sonra perdeden naif cümlelerle seyirci arasına inip kabul gördü ve duvarlar yıkılmış oldu.Duvara Karşı’nın büyük başarısı bu yüzden uzun yıllar hala konuşuluyor.
Bu filmin saydığım olumsuzluklarına rağmen en iyi seneryo ve ekümenlik jüri ödülü aldığınında altını çizelim unutmadan.
Son senelerde türk sinemacılık anlayışında yer eden,senaristler tarafından seneryolara sokulan sonra sanatçıların dillerine pelesenk olan küfürlü ve argolu cümleler o kadar çok gözümüze sokuluyor ki türk sinema izleyicisi artık küfürsüz,argosuz ve cinsellik içermeyen filmlere rastlayamıyor.
Vizyone giren türk yapımı komedi filmleri ”Gora’‘ - ”Kutsal Damacana”-”Maskeli Beşler”-”Recep İvedik” ve şu aralar gösterimde olan ”Avanak Kuzenler” , aynı şekilde hababamın yeni versiyonları sürekli küfürlü ve argolu.En son davetli olarak gittğim ”Avanak Kuzenler” de seyircinin filmin komik sahnelerine değilde küfürlü olduğu sahnelere gülmesi bundan haz aldığımızın göstergesi gibiydi.
Bir dönem eski yeşilçam filmlerinde nasıl tecavüz sahneleri populer olduysa, günümüz sinemasında da küfür ve argo popülerliğini koruyor.
Ben bu durumu,sinemaya verilmeyen değeri, yönetmenlerin ‘’siz buna layıksınız” şeklinde tercüme ettiğine inanıyorum.
Ayrıca;
Sinema salonlarına tiyatro salonlarında hakim olan ciddiyetin kazandırılması gerekliliğinden yanayım.
Tiyatro salonlarına da sevgililer gidiyorlar ama tiyatro salonunda kimse öpüşmüyor ya da sevişmiyor…Orta da gevşek bir durum varsa bu sinemanın izleyici tarafından algılanış şeklidir.
Sinema denince kimin aklına film geliyor ki artık…
Sinema=Karanlıkta sevgiliyle elele tutuşma,sarılıp öpme,sevişme yakınlaşma olarak algılanıyor.
Bu saydığım şeyleri sinema köşelerinde hangimiz yapmadık ki ?
Biz küfürlü,argolu,cinselik ve şiddet içeren filmleri ıslıklayıp,yuhlayıp tepkimizi gösterdiğimiz zaman.Sinema da bize hakettiğimiz değerdeki filmleri sunacaktır.
Aksi taktirde,
Herkes hakettiğiyle ödüllendirilir sözü çok doğru bir söz.
Karşılıklı bu değer bilmeme filmini daha yıllarca perdelerde izleriz yoksa…
Toplam da 75 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.
Facebook'a aktar.