Niçin Yazdım?

Konuşmayı çok erken yaşta öğrendim ama yazacak bir hikayem olduğunda ise çoktan yaşlanmıştım.Her konu da fikri olan insanlara sunacak fikrim olmadığı için hep susmayı tercih ettim.Çocukluğum her konu da fikri olan  insanların içinde geçti.Evde annem,okulda öğretmenim,işte patronum.Bana konuşmak için fırsat düştüğünde ise insanlar dinleyemeyecek kadar sabırsız oldukları için yazmayı seçtim.

Okul yaşantımı sormayın tam bir kabustu.Yazarak daha iyi anladığımdan dinlemek hiç işime gelmiyordu.Az konuşmak için çok okumam gerekti bu yüzden.

İletişim rengim Sarı’dır.

İletişim rengi Mavi olanlar beni ,Umarsız,Aceleci,ciddiyetsiz olarak algılarlar.

Ama bana sorarsanız belki de haklı olabilirler.İnsanlarla tartışmak zaman kaybettiriyor ve hiç işime gelmiyor.

İşimde kariyer sahibi olmak,tarabya da yatım,etiler de katım olması için kendimi paralamadım hiç.

Babamın sırtına çıkıp beni evin içinde gezdirdiği günleri özlüyorum daha çok.

Anılarımın değeri ölçülemez bu sebepten.

Anılarımın değeri olsun diye günlüklere yazmayı hep çok sevdim.

Çocukken tuttuğum gizli günlükleri meğerse abim hep okuyormuş.Büyük hayal kırıklığına uğramış sobaya atmıştım.O zaman evimiz sobalıydı.Üstünde babam kestane pişirirdi.Ufak olduğum için en çoğunu bana verirdi.Babamı abimden daha çok sevişim bundandır.

Gizli günlük tutmak artık işime gelmediği için farklı bir şeyler yapmam gerekti.

İnternette yazı yazıp arkadaş edinmenin en populer olduğu zamanlar başladım blog tutmaya.

Önceleri ham dım.

Şimdi de öyle.

Yazmayı seviyorum.Düşünmeyi de.

Ne yazmam gerektiğini çok düşündüm.Sonunda buldum.

Hayatımın gerçekleri içerisinden eğlenceli taraflarını seçtim.

Eğlence=Mutluluk=Verim dir benim için.

Bu blogu bu maksatla tutuyorum.

Eğlenceli anlardan mutluluk çıkarmak ve mutlu olduğum anıları yazmak,uzun tutmak için blogluyorum.

Ortak düşünce de buluşabiliyorsak ne ala.

Saygılarımla

Umar Türkoğlu