Merak adamı öldürür
Bugün ameliyat dikişlerimi aldırdım ve yavaş yavaş normale dönmeye başladım. Ameliyatla ilgili tek hatırladığım narkoz yemeden önce hemşirenin bana ne iş yaptığımı sormasıydı. Cevap verip vermeme konusunda düşünürken uyuya kaldım ve sonrasında ayıldığımı yatağıma alınmış olduğumu hatırlıyorum.
Şimdi düşününce iyi niyetle gayri ihtiyari de olsa bir daha görüşmeyecek olduğun bir insana böyle bir soru yöneltmenin o bilgiye ulaşmanın o an da niçin gerekli olduğunu anlayamıyorum.
İnsanlar ilişki kurdukları insanlarla önce bu bilgilere ulaşıp ona göre dengeyi yakalamak,aynı seviye de olup olmadığının mukayesesini yapmak istiyorlar.Birbirimizin bu yönlerini görmezden gelip ya da merak etmeyip ilişkiye başlayamıyoruz.Künye çok önemli olmuş,etikette öyle,gelir seviyesi de.
Dr olduğumu söylesem,ya da mimar,ya da avukat,ya da işçi,memur,işsiz ne değişecekti ? Bana farklımı yaklaşacaktı ? Sanmıyorum.Gayri ihtiyari iyi niyetle sorulmuş bir soruydu.
Oysa bir daha görmeyecek olduğun biri için bu bilgi gereksiz bir bilgidir.Daha önce ameliyat olup olmadığımı sormasını,bu iş için doğru yere ve uzman ekiplere geldiğimi söylemesini yeğlerdim.
“Merak etmek yerine güven vermek her zaman karşınızdakini size daha çok çeker…”
Neyse geçiyorum.
Dikişlerimi aldırmak için giderken yanıma Selin hanımı da alıp götürdüm.Hem bana destek olur,hem de çıkışta parka geçip biraz sallanırız,kayarız diye.Sağolsun dikişlerim alınırken elimden tuttu ve ben inlerken dikişler alınırken “Baba geçicek” diye telkin etti.
O an ki durumumuzu resmetmeyi gerçekten çok isterdim.
Dikişlerim sebebiyle duş almak yasaktı bana ve hemşireye dr duş almamam gerektiği konusunda uyardığı için duş almadım desemde inandıramadım ve bir ağız dolusu zılgıt yedim.İşini sevmiyorsan siktir git demeyi çok istedim ama yanımda Selin hanım vardı ve ona kötü örnek olmak,sağda solda kavga eden bir baba tablosu çizmemek için tuttum kendimi.
Tabi onlara da hak vermek lazım adam dr olmuş arıyor hastam geliyor dikişlerini alın hassasiyet taşıyor diye.Angaryalarda hemşirelere kalıyor.Birde üzerine telefonla talimat almak eğer işini sevmiyorsan gerçekten ızdırap verici.
Basit bir dikiş almada çektiğim acı sanırım bundandı.
Bunları unutmak isteyerek baba kız el ele çıktık hastaneden.
Civardaki en yakın parka giderek eğlendik.Eğlendik derken Selin hanım eğlendi bende onu resmettim biraz oturdum soluklandım.Aşağıdaki kareler eğlenceli anlarımızdan.
…….
Hayat çok garip usta…
Kocaman parkta o kadar çocuklu annenin bakışları altında Selin hanımla eğlenen, yani baba kız eğlenen bir bizdik.Ve makus talihim Selini salıncakta sallarken yine meraklı ve yan tarafımda çocuğunu sallayan gacıyı başıma sardı.
Gacı-Kızınızda maşallah çok şirin.
-Teşekkür ederiz sizinki de çok şirin.
Gacı-Yakınlardamı oturuyorsunuz?
-Evet.
Gacı-Çalışmıyorsunuz galiba ?
-Yok .{ Tam açıklama yapacağım fırsat kalmadan }
Gacı- Kriz gerçekten insanları fena vurdu.Bu AKEPE gelmeden önce hiç böyle değildi.Bıdı bıdı bıdı bıdı…
-Hıı,hıı
Gacı - Ne iş yapıyordunuz ????
Ne denir ki !
Kısmetime telefonum çaldı da uzaklaştım.Ardımda benim işsiz olduğumu düşünüp bana acıyan bir çift göz bıraksamda insanlar hem dinlemeyecek kadar sabırsız hemde çok meraklı.
Niyet çok iyi,sıcakkanlılıkta öyle.
Ama işte sohbetin dönüp dolaşıp geleceği nokta hep aynı.
Bazen insanlarla tanışırken hani “İNŞAAT” filmindeki “SUDİ “karakteri gibi kendimi takdim etmek istiyorum. Böylece insanları meraktan kurtarabilirim diye düşünüyorum.
Ben Sudi…
34 yaşındayım
Ameleyim :))
Hahahaaha
Toplam da 211 defa.Bugün ise 1 defa okunmuştur.
Comments are closed.