Lüneparklar

Çocukluk yıllarımın en güzel anılarından biriydi lünepark’ta atari oynamak,atlı karıncaya,çarpışan otoya binmek.Dönme dolapların etrafında dolanmak.

Cebime ne zaman harçlık girse,nefes nefese koşup bir çırpıda kapısında alırdım soluğu.

Uğruna okulları, dersleri kırıp,tonla dayak yediğim bu renkli oyun bahçesinde aşındırırdım çocukluk heveslerimi.Akşamlara kadar hiç çıkmadan dünyalar umrumda olmadan. Büyüsende eskiden kalma bu kırıntıları,çocukluk yıllarının anılarını,içindeki büyümeyen çocuğu,Lüneparkların önünden geçerken tekrar yad ediyorsun.Şimdi daha renkli oyunlar ve eğlencelerle hitap ediyor lüneparklar…

Kahkaha aynalarında birbirimizin kusurlarına gülemiyoruz mesela…

Yumruk atıp güçlü olduğumuzu gösterecek boks topu da kaldırıldı…

Sigara içmesekte halka atıp malborolar da kazanamıyoruz…

İri gögüslerine hayran olduğum balerinlerin yerini ahtapotlar almış…

Zamanla beraber eğlence anlayışları,bu eğlencelere hitap eden eğlence araçlarının teknolojiyle değişmesi eski günlere götürüyor,nostalji yaptırıyor insanı.Selinle geçirdiğimiz zaman dilimlerinde tekrardan geçmişe dönüp,onun masum yüzünde, geçmiş masumiyetlerimi görüyorum.

Dursa zaman,

Oyun olsa hayat eskisi gibi,çocukluktaki gibi diyorum…

Başa dön

Toplam da 151 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 28 August 2008 dir


Makale detayı