Form is kissing with colour

Temmuz 26th, 2007 By Umar TürkoğluAktivitelerim |

Aşk sanatını gündelik yaşamda icra etmek,birde sanatsal olarak bu icrayı,eserlerle dışa vurmak bir sanatçı için zor olmalı.İnsanlar kendi içlerinde yaşadıkları aşklar da bütünleşememişken,yumak olamıyorken,bunu heykellerle yansıtmak ve bütünlüğü sağlayabilmek büyük sanatçılık örneğidir.Heykel sanatında erotizmin rüzgarlarının esmesi,sanatçının hayal kapasitesini yansıtır.Aşk ve Seks arasında duygusal bağ yakalamaya çalışır sanatçı.

24.12.2006′da Mehmet Aksoy’un ”Form renklerle öpüşüyor” sergisini gezerken aslında aşk ve seks temalarının iç içe işlenmesini sezmiştim.Her aşk seks içerir ve her seksin aşkla bağlantısı olmayabilir demiştim.

Aslında seks o kadar tabu bir kelimedir ki! elit insanlar bile aydınlatmış değildir bu kavramı.Çünkü seks hakkında konuşmak,seks içeren sergilerde seks konuşarak ve düşünerek geçirmenin tu-kaka olduğu öğretilmiştir.Biriyle aşk yaşıyor denildiğinde verilen tepkiyle,biriyle seks yapıyor demek arasında söylem farkı gibidir.İki kelimede bıçak gibi keskindir esasında.

Aşk daha duygusal ve sezgisel bağları yansıtırken,seks daha çok bedensel durumları çağrıştırır.Toplumsal bir yaramız da budur.Erotizmi,seksi,yaşantımızda sadece yatak odalarımız da yaşatır,tek pozisyonla besleriz,bilemedin iki. Mehmet aksoy sergisinde,seks içeren pozisyon zengini heykellere,aşkın o büyülü dumanını,duyguları,sezgileri serpiştirmiştir.Bakınız üst resim bir birine kenetlenmiş insanların fiziksel birleşmesinden çok,sarılmalarının öne çıkardığı duygusal birleşme yansıtılmıştır.Böyle yaklaşıldığı zaman,bir taşa değil duygu yüklü bir çiftin cinsel birleşmesini görürsünüz.

Yetişen nesilin temel tabusu olan aşk ve seksi aileleriyle paylaşamamalarının temelinde,ailelerinin bu kavramları bir sanatçı gözüyle görememesinden kaynaklanmaktadır.

Toplumun %80 ninin sekste başarılı olamamasının altında psikologlar şöyle demektedir.”Çiftler birbirlerini aşkla sevse de,seks yaparken duygusal duyularını aktif hale getiremedikleri için,seks hep bir bedensel aktivite olarak kalır.Ancak duygularını sekse katan çiftlerin daha mutlu birlikteleri olabilir.Duygusal doyum da şarttır ve unutulmamalıdır.”

Gezinirken eserlerin tamamında,bu duygu duyularının heykellere yansıtılmış olmasını görmek,beni bir konu da uyanmamı sağladı.Heykellerin etrafına renkli neon ışıkları yansıtılması bir bakıma objelerle yansıtılan aşk ve seks birlikteliğinin,çiftlere göre farklılıklar yaratabileceğine örnekti.

Mehmet Aksoy’un kendisinin orda olmasını ve bu konu hakkında daha detaylı bilgi almayı çok isterdim ama asistanıyla bu diyaloglara girmek,ortamın etkisiyle kabaran duygularını dışa vurmak isteyen biri gibi görünmek istemememden kaynaklanmıştır.

Zaman zaman karşı cinsle seks konuşmanın rahatlatıcı unsurları olduğunu düşünürüm.

Her açıdan zengin bulduğum bu aktiviteyi nasıl olur değerlendirmediğime şaşarım.Belki de seks içeren bu manzaralardan dolayıdır.Bilmiyorum? Uygun ruh durumun da olmadığımdandır.Bu günlerde bu cümleyi de çok kullanır oldum.Ama bu yazıya damgasını vuran kelimenin aşk ve seks kelimeleri olduğu apaçık ortada.

Fazla seks konuştum biraz da heykellere dönelim.Heykel denince esasında hiç üstünde konusmaya,tartışmaya gerek yok Rodin gelir.Rodinin hem eserleri,hem kendisi başlı başına ele alınacak konulardır.Heykel duayenidir.

Eserlerini sabancı müzesinde görmek büyük fırsattı.Böyle sanatsal etkinliklerde ne düşünür ne yaparsınız bilemem ama hep farklı açıları ele alır sanat ve sanatçı.Önemli olan zamanı etkin kullanmaksa,sanatsal gezilerle boşa geçirilen zamanı
kapatabilirsiniz.Böylelikle farklı bir açıdan perspektif geliştirirsiniz.

Başa dön

Toplam da 139 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.

Facebook'a aktar.

Yorum yapma kapalı.