Erkekler kadınları orospu eden bir neden

İlginç bir başlık oldu.Ama ben böyle uygun görüyorum.Ne erkeklerle ne de orospu kelimesiyle bir alıp veremediğim var.Sadece insanı bıçak gibi kararlara iten,hayatını bambaşka bir kulvara sokan sebeplerin altında yatanlara ilgiliyim.Her insanın serüveni,aile yaşantısı,kendi dünyası farklı.Birbirimizden farklıysak bu koşullarla alakalı biraz da.Bizi yetiştiren insanların,hayatımıza soktuğumuz insanların,çevremizin bu yönlendirilmiş oluşum da önemi büyük.Bugün yaşantımızı o insanlar gibi idame ettirmiyorsak minnettar olmalıyız.

O yüzden hayatını çeşitli sebeplerle bizim tarafımızdan bakıldığı gibi göremeyen ama görmek isteyen insanlar var.Onların hayatları da hayat bizimkisi de. Adilmi peki ?  Tartışılır.

Orospu ve orospuluk kavramı benim nazarımda çok farklı tanımı var.Ben vajinasını erkeklerin hizmetine para karşılığı açanlara orospu gözüyle bakmam.Onların sebeplerini dinledikten sonra değerlendirmek gerektiğinin en doğrusu olacağına inanırım. 

İnsanı sırtından vuran,nifak sokmaya çalışıp ara bozuculuk yapan,küçük menfaatler için dostunu satan,ikili oynayan insanlara orospu derim orospuluk budur esasında ve o gözüyle bakarım böyle davrananlara.

Normal sebeplerle düşüp bu yola başvuran insanlardan binlerce kez tehlikeli bulurum yukarı da saydığım şekilde davranan orospulardan.Bu tip insanlar hep etrafımızda var,ancak insan kılığında dolaştığından pek farkedilmiyorlar.Nedense kadının orospusu dikkati çekiyor ama erkeğin orospusuna kimse toz kondurmuyor.Böyle bir şeyin varlığından bile şüphe duyuluyor ve komik geliyor.

Gerçekten erkeğin orospusundan sakınacaksın en başta.Onun tahrip edeceği alan bedenini satan masum bir orospudan daha fazla.Daha tehlikeli.Daha gizli.Kadınların orospu olmasının altında yatan nedenlerden biridir erkekler.Umut aşılayıp önce bedenin tazeliğini söndürürler daha sonra hayatı kahredecek raddeye getirirler.

Hiç keyfinden orospuluk yapana rastlanılmışmıdır ?

Bulamazsınız.

Ama bir erkek tarafından orospu olmuş binlerce kadın tanırsınız.

Aşağıdaki öykü de bu makalenin temelinde ki sebeplere dayanıyor.

Orospu edilen kadının nedeni olarak erkeği işaret gösteriyor.Arkadaşımın anlattığını aktarıyorum;

Cuma gecesini cumartesi gününe bağlayan geceydi.Her zaman ki hafta sonu gezmelerimden biri için Sıraselvilerde ki ”Andon” da buzlu kavunlu tekilamı yudumlayıp müziğe eşlik ediyor ortamın dağılıp eve dönceğim saatin gelmesi bekliyordum.

Eğlenceli bir geceydi.İlk defa arkadaşsız çıkılan bir gecenin sessiz dinginliğinde kendimi bulmuştum.Ortamdan insanlar birer birer azalmaya başladığında ben de kalkıp dolmabahçe de kahve içip eve öyle geçmeyi planladım ve kalktım.

Arabamı otoparktan alıp Akm nin yanından beşiktaşa inen yokuştan aşağı iniyordum.Yolun sağ tarafında 19-23 yaş arasında genç ve bakımlı bir bayan bana durmam gerektiğini işaret etti.Normal de her zaman kullandığım bu caddede pek kadınlara rastlamadığımdan heralde ortaköydeki öğrenci yurdunda kalan öğrencilerden biri yolda kalmıştır düşüncesiyle durmaya karar verdim.

Kadında olsa geceleri sokaklarda olan bitenden dolayı güvenemediğimden kapıları kitledim ve otomatik camı elini sokamayacak şekilde araladım.

-Ne tarafa gidiyorsunuz ?

-Nişantaşına çıkacağım,öncesinde de dolmabahçe de kahve içip eve geçmeyi planlıyorum.

-Gelebilirmiyim dolmabahçeye kadar ?

-Tabi buyrun.

Kız arabaya binerken bile etrafı ve ilerlerken arka dikizden takip ediliyormuyum diye bakınıyordum takip eden varmı diye ama her şey normaldi.

-Bu saatte buralarda durmak çok tehlikelidir.

-Öğrencimisiniz?

-Hayır.

Utangaç ve sıkılgan olduğunu seziyordum ve açıkçası bende şaşkındım.Heralde sevgilisiyle kavga etti ve arabadan indi diye düşünceler dolaşmaya başlamıştı bu sefer de zihnim de.Dolmabahçeye gelmek üzereyken.

Sıkılarak ve sessiz sekilde.

-Dilerseniz kahveyi benim evimde içebiliriz.Güzel bir gece geçirtebilirim size,bedelini öderseniz.

Afallamıştım açıkçası, hani isteğinle böyle bir girişimde bulunmak istese insan bu kadar dört ayak üstüne düşmezdi.Dilimden çekingen,endişeli ve şüpheli bir şekilde olabilir cümlesi çıkıverdi.

-Ancak bir problem çıkmasın diye de ekledim.

-Çıkmaz

-Ancak evim cihangirde.Dönmemiz lazım.

Hala durumun şaşkınlığından mütevellit dilimi yutmuş gibi sessizdim.Döndük.Cihangirde bir apartmanı işaret ederek siz buraya park edin ben kapıyı açayım diyerek arabadan indi.Ben arabayı park ederken kapıyı tutup beni izlediğini farkediyordum.Ancak ev de beni nasıl bir şey beklediğinden de müthiş korktuğumdan torpido gözünde çok amaçlı kullandığım isviçre çakısını cebime attım.

Merdivenleri çıkarken ve arkasından bakarken hiç böyle bir kadına benzemediğini düşünüp durdum.3 kat çıktık ve çelik kapılı bir dairenin önünde durduk.Kapıyı açtı,lambaları yaktı.Benim antreden içeri baktığımı ve endişeli olduğumu görünce;

-Çekinme,seni tuzağa düşürmek gibi bir sebebim yok dedi.

Girdim içeri,salona kadar geçtim.

-Dilersen ayakkabılarını çıkarabilirsin ?

-Terliğin varmı ?

-Getireyim.

Biraz yatışmıştım.Pek eşyası olmayan sade bir ev di.Duvarda 13X15 ebatlarında bir bebek resmi yanında da bir erkeğin resmi vardı.Karşılıklı 2 kanepe ve bir koltuk olan 35 m2 bir salon da yarı şaşkın,yarı heycanlı içerden gelmesini bekliyordum.Duvardaki resimlere baktığımı görünce.

-Evlimisin diye sordu ?

-Hayır değilim.

-Peki neden bu kadar endişeliydin içeri girerken ?

-Sık yaşadığım bir olay değil.

-Merak etme benimde değil dedi.O sırada içeriden bir bebek ağlaması gelince oturduğum yerden kalktım.

-İçerde birilerimi var ! ?

-Dur sakin ol, kimse yok bebeğim var.İnanmıyorsan gelebilirsin?

-Yemin ederim kimse yok.

Yatışmayacağımı düşünerekten bir çırpıda lambaları yaktı ve bebeğin ağladığı odaya giderek bebeği kucakladı ve getirdi.Doğru söylüyordu.İçeri de kimsecikler yoktu.Şaşkındım ve şaşkınlığım hat safhadaydı.

-Bak sadece bir kahve içip gitmek istiyorum.Seni öğrenci sandım,hatta sevgilinle tartıştığını ve kızıp arabadan indiğini düşündüm.Seninle bir şeyler yapmak için durmamıştım.

-Belli.Düzgün birine benziyorsun.Senin gibiler bu yolla tatmin olmayı sevmezler,kimbilir kaç kızla aynı an da görüşüyorsunuzdur diyerek küçümseyici ve nefret dolu bir bakış attı.

-Nasıl içersin kahveni ?

-Orta

Kahve geldiğinde ve onun karşımda çocuğunu kucaklamış oturmasını izlerken ne tuhaf bir gece,Tanrı insanları her şekilde deniyor diye içimden geçiriyordum.

-Düzgün birine benzediğini düşündüğümden durmanı istedim.

-Normalde bu şekilde yaşayan biri değilim ben de.Bu ay kiram gecikti ve erkek arkadaşım da kaçınca son çareyi bu yolla çözmeye karar verdim.

-Neden kaçtı ?

-Herşeyin kolay olacağını sanan hayalperestin tekiydi.Hamile kalınca durum daha da boklaştı.Ancak ev tutabildi ve bir kaç ay durabildi.Bir aydır kira ödemedim.Çalışamıyorum bebek var.Bir kaç arkadaştan yardım istedim ettiler ancak sürekli isteyemiyorsun.Babam geri dönmesin diye tehdit ediyor.

Anlattıkça anlatıyor,açıldıkça açılıyordu.Başına gelenler,çaresizliği,ailevi durumları…..

Vs.vs.vs….

Bir durumdan sonra bende kendi iç muhakememe dalmış içinde bulunduğum durumun vehametinden ders çıkarıyor.Gecenin her zaman bu şekilde sonuçlanmayacağı ihtimalini düşünerekten kendime kızıyor,bir yandan şanşlı hissediyor,diğer yandan da böyle şeyler için bir daha cahil cesareti sergilememem konusunda kendime sözler veriyordum.

-Bana yardım edermisin ?

-Bana yardım edermisin ?

-Üzerimde sadece 250 var.

-Kiram daha fazla.

-Buraya ne kadar veriyorsun ki ?

-Çok.

-Üzerimde bu kadar var.

Parayı çocuğun yattığı kanepenin yanına bırakıp kalkarken ki mahcubiyetini görmemezlikten gelmeyi çok isterdim ancak beceremedim.Araba da dönerken içtiğim kahvenin genzimi bu kadar acıtarak geçmesi,midemi değilde yüreğimi yakması hiç bu kadar acıtmazdı diye düşüne düşüne geldim.

Başa dön

Toplam da 141 defa.Bugün ise 1 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 28 August 2008 dir


Makale detayı