<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Umar Türkoğlu &#187; Röportaj</title>
	<atom:link href="http://www.umarturkoglu.com/category/roportaj/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.umarturkoglu.com</link>
	<description>Ne demişler ? Söz uçar yazı kalır...</description>
	<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 18:07:11 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Aynaya bakınca bize gel !</title>
		<link>http://www.umarturkoglu.com/aynaya-bakinca-bize-gel.html</link>
		<comments>http://www.umarturkoglu.com/aynaya-bakinca-bize-gel.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 21:29:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umar Türkoğlu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<category><![CDATA[aynaya bakınca bize gel]]></category>

		<category><![CDATA[berber]]></category>

		<category><![CDATA[hayat bu]]></category>

		<category><![CDATA[kuaför]]></category>

		<category><![CDATA[Nufüz cüzdanını göster bedava traş ol]]></category>

		<category><![CDATA[umar]]></category>

		<category><![CDATA[umarturkoglu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.umarturkoglu.com/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[.
Ergenlik yıllarımda sinema salonlarına asılan film afişlerinin isimlerine hayrandım.Hem komik gelirdi,hem dikkat çekici.Ayrıca o dönemlerin sinema girişlerinde,filmin en can alıcı,en dikkat çeken sahnelerinin renkli resimleri camlı panolar da sergilenirdi.
.
Filme girecek param olmadığı zamanlar,gidip camlı teşhir panosundan film resimlerini takip eder arkadaşlarıma seyretmiş gibi anlatırdım.Film afişlerindeki isimlerin ilginçliği,nüktedanlığı,bilinç altımda ergenlik dönemlerimin güzel anılarını hatırlatırdı bana.
.



Yeşilçamın ölmesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Ergenlik yıllarımda sinema salonlarına asılan film afişlerinin isimlerine hayrandım.Hem komik gelirdi,hem dikkat çekici.Ayrıca o dönemlerin sinema girişlerinde,filmin en can alıcı,en dikkat çeken sahnelerinin renkli resimleri camlı panolar da sergilenirdi.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Filme girecek param olmadığı zamanlar,gidip camlı teşhir panosundan film resimlerini takip eder arkadaşlarıma seyretmiş gibi anlatırdım.Film afişlerindeki isimlerin ilginçliği,nüktedanlığı,bilinç altımda ergenlik dönemlerimin güzel anılarını hatırlatırdı bana.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>
<div>
<div>
<div>Yeşilçamın ölmesiyle beraber ergenlik yıllarımın güzel anılarını hafızamın en özenle koruduğum kısımlarında sakladım.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Şimdilerde bu eski günlerin anısını yaşatmak için,rastladığım nükteli,bir o kadar da kaldımı artık böyle şeyler dedirten slogan,afiş,tabela vb şeylerle eski günleri yad ediyorum,avunuyorum arasıra.<span id="more-415"></span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #000080;">AYNAYA BAKINCA BİZE GEL ERKEK KUAFÖRÜ</span></span></strong>&#8216;de bunlardan biri.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #666666;"><a href="http://bp0.blogger.com/_2UbpHOwRKFo/RyZDJpiKAaI/AAAAAAAAB7M/SYtneAIzFbg/s1600-h/S3010050-1.JPG" target="_blank"></a><span style="color: #000000;">Keşfettiğim andan itibaren gidip saç kestirme bahanesiyle tanışmak,bir hikayesi olup olmadığını öğrenmek,blogumda değinmek için fırsat kolluyordum.Kendi kendime,keyfi amaçlarla kurulmuş tok esnafın kendine meşekkat olması için kurduğu bir işletme gözüyle bakıyordum.</span></span></div>
<div><span><span style="color: #ffffff;">.</span></span></div>
<div><span style="color: #666666;"><span style="color: #000000;">Vardır ya böyle esnaflar,sohbet arasında <span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8221;maksat yerimiz belli olsun ağbi&#8221;</strong></span> </span>derler. İşte böyle bir tarz sohbet beklerken farklı ve hayat bu dedirten bir manzarayla karşılaştım.</span></span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Aynaya bakınca bize gel erkek kuaförü Malatyalı bir ailenin çocuğu olan Seyit&#8217;in 1965 ten bu yana İlk olarak küçükçekmece cennet mahallesinde,daha sonra otogar da ve son olarak Gaziosmanpaşa&#8217;yunus emre mahallesinde faaliyete soktuğu bir işletme.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #666666;"><a href="http://bp2.blogger.com/_2UbpHOwRKFo/RyZEKJiKAbI/AAAAAAAAB7U/4Sj_Q-pWbZY/s1600-h/S3010049-1.JPG" target="_blank"></a><span style="color: #000000;">İmkansızlıklar sebebiyle kendini yenileyemediği,köhne ve nostaljik malzemelerle işletiliyor.İnsanların geçim derdinde olduğu ve kırsal bir bölge de olduğu için açıkçası çok işlek değil.</span><strong><span style="color: #000080;">&#8221;Hani aynaya bakarsın saç baş karışıktır kendine çekidüzen vermek istersin ya,işte o zaman bize gel diyor&#8221;</span>.</strong> <span style="color: #000000;">Seyit.</span></span></div>
<div><span><span style="color: #ffffff;">.</span></span></div>
<div><span style="color: #666666;"><span style="color: #000000;">Kendini iyi hisset ve hissettirelim mantığı üzerine kurulu.8 çocuğu olmasına rağmen tüm çocuklarını okutabilmiş.En büyüğü 30 en ufağı ise 16 yaşında.İçlerinde banka da memur 2,izmirde aprantilik yapan 1 de kızı var.</span></span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #666666;"><span style="color: #000000;">Şaşırtıcı gerçekler ve Hayat bu dedirten gerçekler duvarlar da asılı olan ve bir zamanlar gazete köşelerine makale olmuş köşe yazılarıyla dolu.Ben ilk değilim yani röportaja gelen.Dikkatimi çeken yazılardan en ilginçi <span style="color: #000080;"><strong>&#8221;Nufüs Cüzdanını Göster Bedava Traş Ol&#8221;</strong> </span>başlıklı yazı.Özetleyecek olursam.1983 yılında malatya sporun 1.lige çıkmasıyla Seyit bir kampanya başlatır.Malatyalı olanlar nüfüs cüzdanlarını gösterdiği taktirde bedava traş olabilmektedir.</span></span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Diğeri ise <strong><span style="color: #000080;">&#8221;Berberler,Pazar Günler Çalışıp Salı Günleri Tatil Yapmalı&#8221;</span></strong>başlıklı yazı.Dönemin çok tartışılan bir konusunu Popüler olan Seyit&#8217;e sormuşlar o da cevaplamış.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #666666;"><a href="http://bp0.blogger.com/_2UbpHOwRKFo/RyZFIpiKAdI/AAAAAAAAB7k/gioK8nF83G8/s1600-h/S3010048-1.JPG" target="_blank"></a><span style="color: #000000;">Yüzünde ezilmişliğin hüznü var.Çocuklarını okutabilmek için sigortadan ve bağkurdan vazgeçecek kadar da vefalı bir baba.</span><span style="color: #000080;"><strong>&#8221;Tabelan komik ama hayatın acıymış!&#8221;</strong> </span><span style="color: #000000;">diyorum.Hüzünlü bir tebessüm atıyor.</span></span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #666666;"><span style="color: #000000;">Çocukluğumun o sinema köşelerinde ki camlı panolara asılı resimler gibi,camlı bir çerçeve içerisine,belki de en güzel anılarının olduğu resimli panoyu getiriyor.Üstünde el yazısıyla <span style="color: #000080;"><strong>&#8221;Hayat bu&#8221;</strong> </span>yazısını gösterek,en cılız sesiyle gözleri dolarak Hayat bu diyor.</span></span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Makas sesleri o andan itibaren birer birer boğazımın düğümlerini kesiyor.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Köhne bir dükkan&#8230;</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>8 çocuklu bir baba&#8230;</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Nüktedan tabela&#8230;</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Aynaya bakınca bize gel&#8230;</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div>Ps:10 ekim 2007 röportaj yazısıdır.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><a href="http://www.umarturkoglu.com">Başa dön</a></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.umarturkoglu.com/aynaya-bakinca-bize-gel.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sil baştan</title>
		<link>http://www.umarturkoglu.com/sil-bastan.html</link>
		<comments>http://www.umarturkoglu.com/sil-bastan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 21:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umar Türkoğlu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<category><![CDATA[Askerle röpörtaj]]></category>

		<category><![CDATA[Blog söyleşisi]]></category>

		<category><![CDATA[blogcuların dayanışması]]></category>

		<category><![CDATA[bloggerlar röpörtaj peşinde]]></category>

		<category><![CDATA[Evrenle söyleşi]]></category>

		<category><![CDATA[Röportaj teknikleri]]></category>

		<category><![CDATA[röpörtaj yapmak]]></category>

		<category><![CDATA[Röportajda dikkat edilmesi gereken kurallar]]></category>

		<category><![CDATA[Röprtaj yapma]]></category>

		<category><![CDATA[Umarın hobi dünyası röpörtaj yaptı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.umarturkoglu.com/2008/06/01/sil-bastan/</guid>
		<description><![CDATA[Her türk evladının askere uğurlanırken arkasından söylenen manifestolaşmış söylemleri vardır.Bu yüzden,bayraklar dalgalandırılır,sevgiliye &#8221;döneceğim bekle&#8221; diye sözler verdirilir,gögüsler hüzünle,ayrılık acısıyla kabartılır,kurşunlar bu yüzden semalarda sektirilir.Su gibi aziz olması ve tez dönmesi için kovalarca su dökülür.
Mertlik,yiğitlik daha nizamiye kapısından girmeden yol da kuşatılır asker olana.Çünkü hainin pususu nerden geleceği bilinmediği için, her türk asker doğmuştur&#8230;Her şey bu yüzden vatan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her türk evladının askere uğurlanırken arkasından söylenen manifestolaşmış söylemleri vardır.Bu yüzden,bayraklar dalgalandırılır,sevgiliye &#8221;döneceğim bekle&#8221; diye sözler verdirilir,gögüsler hüzünle,ayrılık acısıyla kabartılır,kurşunlar bu yüzden semalarda sektirilir.Su gibi aziz olması ve tez dönmesi için kovalarca su dökülür.</p>
<p>Mertlik,yiğitlik daha nizamiye kapısından girmeden yol da kuşatılır asker olana.Çünkü hainin pususu nerden geleceği bilinmediği için, her türk asker doğmuştur&#8230;Her şey bu yüzden vatan içindir&#8230;Vatan borcu,namus borcu olduğundan ağır gelse de çekilir.&#8221;Beklenen günler gelecekse çekilen hasretlikler kutsaldır diyerek&#8221; avunulur.Sevgiliye yazılan mektuplar da hep hasret kokar,özlem kokar,aşk kokar.</p>
<p>&#8221;Dünyanın hiç bir ordusunda yüreği senin ki kadar saf ve temiz bir askere rastlanmamıştır. &#8221; der,Mustafa Kemal ordularına hitap ederken.<span id="more-198"></span></p>
<p>Askerlik ? Askerliktir&#8230; Herkes ne derse desin!</p>
<p>Bugün bu duygularla yolcu ediyoruz askerlerimizi vatan borcunu yapmaları için birliklerine. Ama bu duygularla devam etmediği kesin. Kimse yaşayamadan bilemez. Biraz abartılı bulsam da asker uğurlayışlarını,her 3 aylık dönem de hissedilir derece de gürültüsü vurur pencereme. Oysa ne umutlar beslenmiş,ne coşkular kuşanılmıştır. İnsan hep böyle devam edeceği hayaline kapılır teslim olacağı ana kadar.</p>
<p>Oysa gerçek soğuk ve çıplak bırakır daha ilk günden&#8230;Askeri&#8230;</p>
<p>Evren&#8217;de askerlik yapan bloggerlardandı, terhis oldu.Kırmadı geldi.</p>
<p>Uzun uzun konuştuk,dertleştik&#8230;</p>
<p>Ve yeniden,</p>
<p>SİL BAŞTAN yaptık&#8230;</p>
<p>Aşağıda bu konuşmalarımızın röpörtajını ve Evren&#8217;in hiç bir yer de bir daha duyamayacağınız askerlikle ilgili görüşlerine yer verdim.Buyrun okuyun&#8230;</p>
<p>                                         <img src="http://img89.imageshack.us/img89/9036/2805200827au0.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" align="absMiddle" /></p>
<h1>Oynadım ve Bitirdim !</h1>
<h3>  </h3>
<h3>Nasıldı İlk gün ?</h3>
<p>Askere giderken merak ettiğim iki şey vardı: Arkadaşlar ve gurbetteki o ilk gece. Beni ikinci koğuşa almışlardı. Üst ranzanın birine oturdum, karşımda Harput. &#8221;Allahım&#8221; dedim, &#8221;Bu manzarayı 156 defa seyredeceğim!”. Daha nizamiye kapısından girer girmez atmaya başladığımız imzalarla geçmişti ilk günüm ve öyle yorulmuşum ki uyuyup kaldım yatağıma uzandığımda. Oysa ben ilk gece üzüntüden uyuyamam sanıyordum.</p>
<h3>Nasıl bir insana dönüştün askerken?</h3>
<p>İlk başta bir savunma mekanizması geliştiriyorsun. Çünkü yaşayageldiğin sosyal çevreden, hele ki üniversite ortamından bambaşka bir yer orası. Her çeşit insan var ama kurallar belli ve kesin. Ben, çok susan, çok gözlem yapan biri oldum ilk zamanlar. Sürekli diken üzerinde hissettim kendimi. Çoğu arkadaşım sanki askerliğin keyfini çıkarıyordu, gülüp espriler yapıyordu.&#8221;Acaba burayı fazla mı ciddiye alıyorum?&#8221; diye çok sordum kendime. İnsan orada bir şeye dönüşmüyor, bir süreliğine rol yapıyor. Sonra da askerlik bitiyor zaten.</p>
<h3>Neyin Rolü bu ? </h3>
<p>Hiç alışık olmadığın çok düzenli, çok sistematik bir sistemin içinde olunca ister istemez afallıyorsun. Çünkü doğal yaşam ortamın değil orası. Ben kendimi çok germiştim. Her şeye muhalif olan, en küçük bir şeye sinirlenen ben, belki de 25 tane kısa dönem askerin içinde en az tepki veren biri olmuştum. Bu, sadece orası için takındığım bir roldü benim için. Sabrettim, oynadım ve bitirdim.</p>
<h3>Onlarla 24 saatini paylaştın. Daha da önemlisi onlar sanal dünyanın merak edilen insanının 24 saatine tanıklık ettiler. Sence onların gözünde Evren nasıl biriydi? </h3>
<p>Bu sorunun cevabını elbette ben veremem. Ama elimden geldiğince &#8221;doğru düzgün biri&#8221; olmaya çalıştım. &#8221;Sessiz sakin&#8221; olduğumu söyleyenler oluyordu. Bazen benim de tepemin attığı anlar olmadı değil ama kimseyi bile bile üzdüğümü zannetmiyorum. Benim orada bir misyonum vardı. Hatta hala daha küfür etmeyişimin sebebini soran arkadaşa da buna benzer bir cevap vermiştim. Bir kere dahi ağzımdan küfür çıkmadı, çıkmaz da. Ağzından küfür eksik olmayan, bel altı muhabbet eden bir Evren’le önce Ben sonra da e-vren günlüğü’ndeki Evren asla uyuşmazdı. Bu iki yüzlülük olurdu ki, bugün blogumu ziyaret eden asker arkadaşlarımın şaşkınlığa uğramaması benim için çok önemli.</p>
<h3>Sen kendini olağanüstü ifade edebilen,esprili,zeki ve derin duygulu bir adamsın.Bunlar askerde sana avantaj sağladı mı?</h3>
<p>Öncelikle bu iltifatların  için kocaman bir &#8221;Estağfurullah&#8221; diyorum. Bölük komutanı biz kısa dönemleri tek tek odasına çağırıyordu. Sıra bana geldi, girdim. Komutan sorularını sordu, cevaplarımı verdim ve çıktım. Sonra &#8221;Off ne kadar da işe yaramaz bir Evren profili çizdim” dedim.İşe yarayan çok yönüm olabilir, bütün arkadaşlarım da son derece nitelikli insanlardı özel yaşamlarında ama biz orada &#8221;Askerdik&#8221; işte.    </p>
<h1>Hüngür hüngür ağladım ! </h1>
<h3>  </h3>
<h3>En çok neyi özledin? Kimi?</h3>
<p>En çok Annemi ve Hüss&#8217;ü özledim.Ama insan daha başka o kadar çok şeyi özlüyor ki orada.</p>
<h3><img src="http://img89.imageshack.us/img89/9480/2805200814xl0.jpg" border="0" alt="" width="238" height="320" align="right" />Dışarı ilk izinli çıkışında neler hissettin?</h3>
<p>Abim ve kardeşim gelmişti yemin törenime. 4 hafta sonra ilk kez onlarla adım attım sivil hayata. “İnsanlar ne kadar da mutlu” dedim. Ve aileme kavuşmanın büyük sevinciyle, onların 2 gün sonra gidecek olmalarının verdiği dev gibi bir hüzün vardı içimde.</p>
<h3>Ağlamak geldimi içinden ayrılırken?</h3>
<p>Ben ilk günden beri ağlıyordum zaten. Yemin töreni esnasında da abimleri seyirciler arasında göremeyince ağlamaya başlamıştım :) Ve onların gideceği günün sabahı&#8230; Hüngür hüngür çok ağladım. İyi ki de ağladım, yoksa daha zor gelecekti katlanmak bana.</p>
<h3>Dostlukların kolay kurulamadığı günümüzde Askerlik ortamında edinilen arkadaşlıkların dostluğa dönüşüp dönüşmeyeceği tartışılıp duruluyor.Askerde kurduğun arkadaşlıkların dostluğa dönüşebileceğine inanıyormusun?</h3>
<p>Dostluklar orada kuruldu bile benim için. Dostluğa dönüşmeyen arkadaşlıklarım askerlik sonrasında daha da yoğunlaşır mı bilemem.Ama orada hiç tahmin etmediğim harika bir arkadaş grubuyla karşılaştım. 25 Kısa dönemdik ve ben hepsini çok seviyordum. Bu yüzden kendimi çok şanşlı hissediyorum.</p>
<h3>Dışardakilerden farkı neydi oradakilerin ?</h3>
<p>Aylarca 24 saatinin tamamını paylaşıyorsun. Her haline, her doğallığına, neşene, hüznüne, zayıflıklarına, güçlü hallerine tanıklık ediyorsun. Bunu normal şartlarda dış dünyada yaşamak biraz zor. Asker arkadaşını özel kılan da bu olsa gerek. Bence üniversitedeki sınıf arkadaşlarından ya da ev arkadaşlarından daha özel bir yere sahip asker arkadaşı.</p>
<h1>O günleri unutmak istiyorum ! </h1>
<h3>  </h3>
<h3>Erkek olunca askerlikle ilgili bir çok malzeme çıkıyor insana.Senin malzeme diye adlandırdıklarından en çok neyi anlatabilirsin bize ? </h3>
<p>Bu soruna detaylı bir cevap verebilmeyi çok isterdim ama sen de biliyorsun ki askerlik anılarımı anlatmayacağım ve o günlerle ilgili tek bir yazı dahi yazmayacağıma dair kendime sözüm var. Bu söyleşi ve hemen ardından kaleme alacağım kısa bir yazı dışında askerlik anısı namına ağzımdan herhangi bir şey çıkmayacak.</p>
<h3>Böyle bir savunma  geliştirmenin kötü bir yaşanmışlığımı var?</h3>
<p>Çok kötü anılarım yok orayla ilgili ama çok eğlenceli hatıralarla da dönmedim açıkçası. Bu tamamen benim olaylara bakış açımla alakalı elbette. İçimizde çok eğlenenler hatta bir ömür yaşanmışlıkları anlata anlata bitiremeyecek arkadaşlarım da vardı. Ben askerliği, orada çektirdiğim bir iki fotoğrafla hatırlamak, o günlerin detaylarını unutmak istiyorum.</p>
<h3>Kötü bir haber kötü bir olay yaşadın mı?</h3>
<p>Askere gelirken bizimkilere şöyle demiştim: Sizden biri dışında kime ne olursa olsun sakın bana haber vermeyin”. Gurbette kaldıramazdım kötü bir haberi. Ama birgün öyle bir haber aldım ki askerlik bana zehir olmuştu. Haftalarca uğraştım durdum bu sorunla ilgili ama elimden birşey gelmedi. Nedir diye soracak olursan bu vakitten sonra kimsenin başını ağrıtmamak, kendi keyfimi de bozmamak adına detay vermeyeceğim. Ama orada bana kötü günler yaşatan ağır bir haber almıştım.</p>
<h3>Askerliğini yapmamış adama kız vermiyorlar bizim orada.Askerliğini yapmış bir bekar olarak kendi şansını nasıl değerlendireceksin?</h3>
<p>Bir edebiyatçı olarak iyi. Bir blogger olarak zayıf. Normal bir türk erkeği olarak can sıkıcı :) </p>
<h3>Askerde sevdiklerin seni önemsedilermi?</h3>
<p>Ailem,büyük bir sevgiye boğdu beni. Her zamankinden çok önemsediler. Annem her telefonda &#8221;Asker anası oldum ve bu gururu bana yaşattın&#8221; derdi. Kimseye telefon numarası vermemiştim. O yüzden ailem ve benim aradığım birkaç kişi dışında kimse bana ulaşamadı. Ama kardeşim Ziya&#8217;nın iki defa gerçekleştirdiği mektup projesi vardı ki hayatımda yaşadığım en büyük sürprizdi. Bu sayede arkamda beni seven ne çok insan bıraktığımı ve aslında ne kadar sevildiğimi anladım. Bloga bırakılan yorum ve özelden atılan mesajlar da buna dahil. Beni ayakta tutan da bunlar oldu. Buradan herkese, mektup sahiplerinden biri olarak sana da bir kere daha teşekkür etmek istiyorum.</p>
<p><a href="http://www.umarturkoglu.com">Başa dön</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.umarturkoglu.com/sil-bastan.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
