Tükenen kaynaklara seyirci olmak

Ağustos 21st, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Makalelerimi kağıda değilde elektronik ortamda yazarak ne kadar çevreci olduğumu göstermek isterim ama bu çevreciliği sözde değilde gerçekleştiren olmayı her zaman yeğlemiş ve sevmişimdir.Sebebini vaatlerle değilde icraatlara büyümüş olmama bağlayabilirim.Zaten bu konuda milyonlarca yazılmış makale,broşür,pop malzemesiyle çevreci gönül dostları uğraş veriyor ve kimseyi kapıldığı ataletsizlikten,vurdum duymazlıktan geri çeviremiyor.

Kendim için ben ne yapıyorum diye sorduğumda en azından kendi adıma elle tutulur projeleri gerçekleştirdiğim ve uygulama da olduğunu bildiğimden bir nebze olsun rahatım.Hatta çevre dostu projem katma değer sağlıyor olması beni daha çok memnun eden bir durum.

Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Durumlar ve tutumlar

Ağustos 19th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Davranışlarımı belirleyen ve dış dünyaya karşı algılanmamı sağlayan en belirgin özellik tutumumdur.Herkes dış görünüş desede, ben tutum derim.Dış görünüş uzaktan tanıyanlar için izlenim oluşturur.Yapmış olduğunuz hareket ve tavırlar izlemiş olduğunuz tutumlar ilk izlenim de elde edilen resmi yırtar atar iyi ya da kötü yönde.

Yıllardır bu konu değişen durumlar karşısında nasıl bir tutum izleyeceğimi bana bir türlü öğretemedi.Bu konuda eğitimler almama rağmen eksikliklerim var ve bu konu açıkçası sürekli revize edilmesi ve kendini geliştirmeye açık bir konudur diye düşünüyorum.

Kişi kendini ne kadar güncel tutarsa tutsun,durumların sürekli değiştiğini düşünürsek her duruma karşı geliştirecek tutum ve davranışlarda kalıplaşmış tutumlar izlemek,öğrenilmiş tutumları,tecrübe edilmiş tutumları sergilemek bazı durumlar için yetersiz olacaktır.

Halk arasında en belirgin ve kabul gören tutum kişinin sakin görünmesi ve soğukkanlılığını koruyabilmesi olmuştur.Daha sonra olayları tartıp değerlendirme yapabilmesi ,objektif tarafsızlık diye devam eder. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Blog hayatım ve buna bağlı gelişmeler

Ağustos 18th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Uzun yıllar önce Msn iletişim aracının yeni populer olduğu zamanlar internet aracılığıyla bloga gönderi yazma konuları çok yeniydi. O zamanlar Msn Spaces {msn içerisinde resim ve yazı ekleyerek msn arkadaşlarınızla paylaşacağınız alan} populerdi ve bende ilk olarak resimlerimi msn alanıma ekler arkadaşlarımla paylaşırdım.

Bu güzel gelişmenin akabinde manuel olarak yazdığım yazıları neden internet ortamında da yazmıyorum düşüncesi hasıl olunca kendimi bu alandaki araştırmalara bırakıp blogger’la tanışmıştım. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Unutmadım !

Ağustos 17th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

UNUTMAYACAĞIM !

Yorğun argın yattığım bir güne aydınlanıyordu gece,havanın sıcaklığı,basıklığı,usanmış halim bir de yalnızlığımla beraber karşıladım 17 ağustosu.45 saniye de gözümün önünden geçen ömrümde,hiç bu kadar kıymetli olacağını bilmezdim kalp atışlarımın.Büyük bir ışık süzmesi patladığında,birbirine sürtünen binaların çıkardığı ses,titreyen ellerim,yalvarışlarım dinmek bilmiyordu.

Allahım sen yardım et !Ne olur dinsin,yalvarırım dinsin!Allahım sen yardım et!

Bağırışlar,çağırışlar,feryatlar dinmek bilmiyordu.

Güneş ilk defa bu kadar soğuk doğuyordu güne.Annem!annemi kurtarın diyordu bir çığlık.Şaşkın ve soğuk mimiksiz suratlar dolaşıyordu pejmürde.Radyo da sipiker şaşkın ne diyeceğini bilemiyordu.

15.000 ölü,onbinlerce yaralı,binlerce tamamen yerle bir olmuş bina,yüzbinlerce evsiz insan… Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Ağzımda baklalar

Ağustos 14th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Hangi sözcükle giriş yapacağımı bilemediğim zaman uzun uzun düşünüyorum.Özellikle kafam çok doluyken ve tarifi anlatılmaz üzüntüler içimi kaplayıp,yüreğimi sıkıştırırken kendimi buna zorlamak alışagelmiş bir durum değil.Ama zorluyorum.

Yine öyle anlardan biri ve genel de kederlerimi,dertlerimi böyle ulu orta çarşaf gibi dökmek yerine katlanmayı yeğleyen olmayı seçiyorum.İnsanların dertlerine bir dert eklemek hiç istememişimdir zaten.Böyle zamanlarda çekilirim daha çok.Gözleme geçerim,kendimi dinlerim,acıları dindirir,toplarım,toparlarım kendimi…

Saçımın beyazlıklarının nereden geldiğini sanıyorsunuz ki ?

Böyle zamanlar da,etrafınızda ki dostlarınızın yazdığı makalelerdeki anlatımlar,kinayeler,imalar…İnanın aldırış etmeyeceğiniz kadar umarsız ve ucube duruyor. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Çarpık inovasyon anlayışımız !

Ağustos 12th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Türkiye rahmetli Turgut Özal’ın büyük gayretleriyle büyük sıçrayış gerçekleştirmiş ,muasır medeniyetler seviyesine gelmek için büyük yeniliklerle,yenilikçi anlayışla epey yol kaydetmişti.O günlerde bu yenilikçi anlayış milli bir hareket gibiydi. Tüm Türkiye kabuk atmış,tüm kurumlar,özel sektörler ortak hareket edip eskinin köhne ve paslanmış alışkanlıklarını geri de bırakıp tertemiz sayfa açmıştık.Zamanla da yenilikçi anlayışlarımız günümüz koşullarında bireylere kadar indi ve artık yenilikçi anlayışı zihnimizde hayat buldurur buldurmaz uygulamaya koymaya başladık.

Bu değişim kelime olarakta değişime uğradı ve yenilikçilik İnovasyon olarak anılmaya başlandı.Latinceden gelme ve ”Toplumsal,kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin uygulanmaya konulması ”anlamına geliyor…

Kimine göre eskiyi tekrar etmeyen,kimine göre yeni durumlara kolay adapte olmayı beceren,

Kimine göreyse kendine fayda sağlayacak durumu kovalayan olmak.

Kapsamı ve içeriği kişinin fikirlerine bağlı olarak çoğaltılabilir. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Pazartesiden cumaya

Ağustos 8th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler, Kızım ve Ben |

Bu senenin tatil anlayışı benim açımdan çok eksantrik oldu.Nisan ayında çıkmaya hazırlandığım 2 haftalık tatil için bir çok planlarımız vardı ancak daha önceleri de belirttiğim üzere Alin hanımın süpriz gelişen ve istediğimiz iş durumları olunca planladığım izin programları yatmış 2 haftayı ev de kendimi kitaplara,pc,spora,uykuya vurmuş kafamın estiğini yapmıştım.

Açıkçası hoşuma gitmişti çünkü tüm zamanı kendine ayırmak ve kendinle geçirmekte gerekiyor bazen.

2008 in kalan izinlerini ise 1 er hafta 1 er hafta bölüp programladım.Eylülden önce ve Eylülden sonra diye.Pazartesiden başlayıp cuma yani bugün tamamladığım Eylülden önceki etabı da tamamladım.Ne yaptım diye kendime sorduğum da hiçbirşey diyebilirim.İlk 4 iş günü evden dışarı çıkmadım.Kitaplar,pc,uyku üçgeni içerisinde zamanı tükettim.

Hiç bu kadar asosyal olmamıştım.

Eski kitaplar ve yenileri olmak üzere bir çoğunu tamamladığımı söyleyebilirim.Benim için bir kitaba başlamak yeni bir hayata başlamak demek olduğundan zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum.Bu durumuma acıyan alin hanım,cumartesi pazar hafta sonu tatiline cumayı da ekleterek izin alınca ilk 4 günün acısını bugün birlikte çıkardık. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Resimli zihin arşivi

Ağustos 5th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Seneler geçtikçe geçmişin izlerini unutmamak,gündelik anları bakıp hatırlamak için resmedip çektiğimiz fotoğrafların öneminin büyüdüğünü düşünüyorum.Bu gelişmede birinci sebep teknolojik gelişmeler ve fotoğraf çekmenin kolaylaşması,dökümanlarına kolay ulaşılmasını gösterebilirim.İkinci sebep olarak insanların içindeki megolamanlığın daha fazla dışarıya çıkartılması,narsisizm’in yükselen değer olarak karşımıza çıkmasıdır.

Eski fotoğraflarınızı kurcaladığınız zaman şimdikilerle kıyaslanamayacak kadar yaratıcılıktan uzak fotoğraflar olduğunu görmüşsünüzdür.Mutlaka bir ağaç altında,bir büst yakınlarında çekilmiş resimlerinizin vardır.Eskiden manuel pozlu fotoğraf makinalarında şimdiki gibi beğenmediğini silme gibi durumların olmadığından eski fotoğraflar daha bir orjinaldiler.

Eski resim albümlerini merasim edasında karıştırır nostalji yapardık.Tebessümler açardı en huzurlusundan yüzümüz de.Bazen de yitirdiklerimizi hatırlayıp buruk üzüntülere iterdik kendimizi. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Zihinsel yanılgılar

Ağustos 5th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Sözcüklerin bıçak gibi keskin taraflarını sayfaların kenarına sürtmeden,kanatmadan,acıtmadan ve iz bırakmadan yalın olmak,düşüncelerimi kendime saklamak isterim bazı akşamlar.Çünkü düşünce sözcüklere dökülmediğin de zararsızdır.Ancak sözcüklere dökülmeyen ve iyice düşünülmeden, işlenmeyen düşüncenin de bir hükmü,geçerliliği yoktur.Yazar düşündüğünü işleyerek yazmalı geçerlilik kazandırmalıdır.

Bu akşam iyi bir yazar olmayabilirim, düşüncelerimi işlemeden söyleyebilirim ve sözcüklerimin keskin tarafıyla kendime zarar verebilirim.

Çünkü sözcükler pervasızca gelip  geçiyor aklımdan bir bir.

Ruhumun bazen düşüncelerimi üreten zihnimin içinde olduğu hususunda varsayımlar yaparım. Ve bu varsayımlar doğrultusunda zihnimin yapma dediğini ,ruhuma iyi geleceğini düşünerek yaparım.Bazen ruhumla hükmederim bedenime,bazende zihnimle. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

İstanbulda turist olmak

Ağustos 3rd, 2008 By Umar TürkoğluAktivitelerim, Estanteneler |

Bugün Beyoğlu’nu dolaştım.Ne zaman dışarı çıksam zaten beni ya Beyoğlu’n da bulursunuz ya da Nişantaşı’n da.Son zamanlar da insanların içinde dolaşmaktan hoşlanır oldum.Oysa kalabalıklar içinde gezmeyeli ne kadar çok zaman olmuştu.Bir şeyi uzun süre yapmayınca arkasından freni boşalmış araba gibi, hızla yapar oluyorum yapmadığım şeyleri.Dün,ondan önceki hafta,daha önceki hafta,daha daha önceki…

Havaya aldırmaksızın Nişantaşından,Beyoğlu tünele kadar olan yürüyüş turlarım akabinde ve geri dönüş turlarım esnasında hep etrafla ilgilendim.İnsanların hep bir yerlere koşturma ve gitme telaşı olduğu çok ortadaydı.İnsanların aksine ben kenti görmeye gelmiş turist havasında dolaştım Beyoğlunda.Turist olsam Beyoğlunun nerelerini görüp neler yaparım diye sordum kendime.

Ve arkasından bir bir yapmaya çalıştım.  

Önce Meydan da resim çekildim.Taksim meydanında resim çekilmeyeli 15 sene olmuştu çünkü.Lise dönemlerim geldi aklıma, kızlı erkekli arkadaşlarımla çekildiğim resimlere baktığımda 15 sene de ne çok şeyin değiştiğini resimlerin daha canlı be daha parlak olduğunu gördüm.15 sene sonraya hatıra olsun diye büyük bir zevkle bu resmi çekildim.Bu sefer kare de bir tek ben vardım. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »