Çarpık inovasyon anlayışımız !
Ağustos 12th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Türkiye rahmetli Turgut Özal’ın büyük gayretleriyle büyük sıçrayış gerçekleştirmiş ,muasır medeniyetler seviyesine gelmek için büyük yeniliklerle,yenilikçi anlayışla epey yol kaydetmişti.O günlerde bu yenilikçi anlayış milli bir hareket gibiydi. Tüm Türkiye kabuk atmış,tüm kurumlar,özel sektörler ortak hareket edip eskinin köhne ve paslanmış alışkanlıklarını geri de bırakıp tertemiz sayfa açmıştık.Zamanla da yenilikçi anlayışlarımız günümüz koşullarında bireylere kadar indi ve artık yenilikçi anlayışı zihnimizde hayat buldurur buldurmaz uygulamaya koymaya başladık.
Bu değişim kelime olarakta değişime uğradı ve yenilikçilik İnovasyon olarak anılmaya başlandı.Latinceden gelme ve ”Toplumsal,kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin uygulanmaya konulması ”anlamına geliyor…
Kimine göre eskiyi tekrar etmeyen,kimine göre yeni durumlara kolay adapte olmayı beceren,
Kimine göreyse kendine fayda sağlayacak durumu kovalayan olmak.
Kapsamı ve içeriği kişinin fikirlerine bağlı olarak çoğaltılabilir.
Yenilikçi anlayışa kolay adapte olan insanları seviyorum.Yenilikçi olmak, çağın ritüellerinden sıyrılmış olmaktır aynı zaman da.Moderniteyi hayata sokmak, bu şekilde hayat sürmek ve kalıplaşmadan zamanla durumlara göre değişim gösterebilmek olmalıdır.
Bu yenilikçiliği,başkalaşımı zorunluluktan değil bir gereklilik olarak algılamakta gerekir.Böyle bakılması at gözlüklerden kurtulmayla gerçekleşir.Yenilikçi olan insanları sevdiğim kadar yenilikleri de severim.Bu yenilikler modern yaşama uygun olması,kolaylık sağlaması ve insanların faydasına olan durumlar olursa daha makbul olur ve kabul görür kanımca.
Değişen yaşantımıza bir çok örnek vererek kısaslar gösterebilirim.
Ancak bu yenilikçilik anlayışının getirilerini bilip, bunu neden yaptığımızın gerekliliğini de kavrarsak,doğru değişime ayak uyduran oluruz.
Artık yenilikleri kendimiz için değilde çevrenin algısını üzerimize çekmek için yapar olmaya başladık.Son günlerde o kadar çok gözüme batmaya başladı ve kalıplaşmaya başladı ki bu durum yenilikçilikten çıktı ve gösteriş budalası durumuna soktu bizleri.
Basit bir örnek: Mimarlık alanında ki batıdan aldığımız yenilikçi değişimin göstergesi fransız balkon anlayışımız.
Fransız balkon nedir ? Bilmeyeniniz kaldı mı ?
Muhakkak ki kalmamıştır.
Peki nereye yapılırsa ve nerede olursa doğru uygulanmış olur bilirmisiniz ?
Bilginize göre değişir.
İşte rahatsız olduğum ve son zamanlar da gözüme batan durum budur.Yenilikçi anlayışımızın nerelerde gerekli olduğunun farkında olmadığımızdan,sırf gösteriş budalası olduğumuzdan çarpıtıyoruz ve her çıkan yenilikçi gelişmeyi kendimize uydurmak zorunda kalıyoruz.
Buna inovasyon denmiyor ki ! Düpedüz taklitçilik…
Yeniden tekrarlıyorum yenilikçi gelişmeyi uygulamadan önce faydası olup olmayacağı,kolaylıklar sağlayıp sağlamayacağı,çevre koşulları vs… iyice araştırılması gerekmektedir.Sırf gösteriş ve çevrenin algısını ve beğenisini üzerine toplamak için gecekondu gören apartmanınıza fransız balkon yaptırmak gülünç kaçar.
Fransız balkon ormanlık alanlar ve deniz gören,geniş manzara gören apartmanlar, villalar ve triplexler için uygulanan bir uygulamadır.Son yıllarda avrupa gören mimarlarla kabul görmüş,projenlendirilmiş ve uygulamaya sokulmuştur.
Binalara estetik ve yenilikçi bir anlayış, çehre kazandırdığı doğrudur ancak uygulama alanları çok farklı yerler olduğundan ormanlık alan gören,deniz manzarası gören yerlerde uygulanması bu estetiği doğayla birleştirmek anlamına gelir ve mimariyi güçlü kılar,zengin kılar.
Yenilikçilik bu olmamalı gerçekten…
Çarpıtmamalıyız bu ve buna benzer durumları…
O zaman özgünlükten ve yenilikçilikten uzak kalır gösteriş budalası insanlar olup çıkarız.
Toplam da 366 defa.Bugün ise 1 defa okunmuştur.
Facebook'a aktar.