Fransız sokağı müdavimleri

Nisan 23rd, 2007 By Umar TürkoğluAktivitelerim |

Geçen yıl aktivite yılıydı,sorumluluklarımın artması fazla iş odaklı olma durumlarım aktivitelere ve nefes almalara bu yıl pek vakit ayıramadığımı gösterdi.Şikayet ediyorsunuz muhakkak az bir araya geliyoruz.Programsız iş yapmayı sevmiyorum.Kontrol bende olmalı.Önce içirmeliyim,sonra ayıltmalı :)

Sokaklarda nara atan sarhoşlarla aynı kefeye koyulmak istemem.

Fransız sokağının ayasofya ve sultanahmet gören terasını kendi terasım diye yutturmak istesem de benimde bir terasım var beklerim:)

Kıyafet serbest.

Günhakar olabilirsiniz,bursa-ankara-istanbul şehir hatlarında hostes olma girişimlerinizde olabilir ama mevlananın dediği gibi kim olursanız olun yine gelin :)

Evet efendim bu yılın geleneksel arkadaş toplantılarından birinci stepini fransız sokağında başlayıp alınan alkolün hemen etkisini göstermesi,akabinde günahkarım diye başlayan itiraf silsilesinin allahın hikmeti işte ezanla kesilmesi sonucu sarhoş olan arkadaşları ayıltmak için dolmabahçe semalarına götürüp ayıltma operasyonu başarıyla tamamlandı.

Alkolizmle ilgili mücadelede başlatmak istiyorum yakın bir gelecekte evren bu porejeyi kesin benim adıma başlatırsın değilmi? Yasemin de destek verir :)

Konuyu dağıtmadan Tolga’nın Umar Burcyni istanbula dönmüş bir organizasyon ayarlayayım mı? demesi üzerine,yoğun iş kadını olma girişimleriyle ev de takım elbiselerini babasına göstermekle mesgul hanımefendi Tolga’ya aratılarak randevu alındı.

Kalabalık ortamlar da nefis sohbetlerin ve manzaraların hastası olan ben için donanımlı olmamak elde değildi tabi.Tesisat sağlamdı yani.Kayıtlarda sağlam tabi.

Zeynep kızımızında katılımıyla karo 4 lüsü tamamlandı.

Ani gelişen randevu da güzel sohbetlerin yaşandığını söyleyebilirim.

Tolga her zaman ki gibi karizmatikti ne diyeyim kuruttun ocağımı. Zeynep kızımızın beyaz gömleğine hasta oldum diyebilirim.Beyaz takıntımdan haberi varmış gibiydi.Avrupadan geldiği ve şıkır şıkır durduğunu söyleyebilirim.

Esas kızımıza söyleyecek laf,yapacak kinaye bulamıyorum.Ne diyebilirim ki zaten İstanbul-Bursa-Ankara şehirler arası gezen birine.Hostes ol diyorum bari seyehatleri beleşe getirirsin.Gitmez böylece milyon dolarların.

Günahkarım diye başlayan muhabbetine de diyecek laf bulamıyorum.Az aşağıdaki rum klisisesinin papazı hazırdı günah çıkarmak için ama sen nedense beni seçtin.Kopardın bizi.Damarlarındaki asil kana karışan bir fırtlık alkolizm ne çabuk etkisini gösterdi,hangi ara da seni sarhoş etti bilemiyorum.Bak sarhoşlarla geziyor dedirtmem kendime ona göre bir daha ki sefere  taksiye bindirdiğim gibi doğru evine gönderirim.Ama sen ordan mutlaka hazır taksiye binmişken kaptan sen Bursa’ya ya da Mersine ne bileyim belki de damarın tutar Ankara’ya çektirirsin.

      

Kıskancak Tolga şimdi umar bize iki satır döşedin Burcyni’ye yazıyorsun da yazıyorsun diye.Ne diyeyim ki sana bataryasız fotoğraf makinasıyla arkadaş toplantısına mı gelinir.Yerdirtme kendini bana şimdi.Anneni de alıp gelseydin keşke aradan çıkarmış olurdun iki gün üstüste dolmabahçe çekilmez ki!

Velhasıl kelam fransız sokağı dar gelince kendimizi daha ferah yerlere attığımızı söyleyebilirim.Bilindik bir yer ve yakın olması sebebiyle dolmabahçe semaları uçurtma uçurmak için olmasa da kahve içmek için mükemmel bir yer.Lodos olduğunda gidilmemesi tavsiye edilir baş ağrısı yapıyor.Burada da güzel estantenelerin çıktığını ama kumpir yemeden günü tamamladığımızı söyleyebilirim.  

Başa dön

Toplam da 177 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.

Yorum yapma kapalı.

Facebook'a aktar.