Başucumda müzik
Temmuz 7th, 2008 By Umar TürkoğluKitap/Okudum |
Yıl 2004 ,11 Mayıs Salı…Akşam yemeğinin ağırlığından kurtulmak için Teşvikiye den Osmanbey’e doğru çıkıyorum.Rüzgarın esintisi ve dallardaki tomurcuklar en çok zihnimde iz bırakanlar.Vitrinler ışıltılı,insanlar mutlu.
Avucumun içinde tuttuğum diğer elin sıcaklığı yaz gelmeden içimi ısıtıyor.Işıltılı vitrinlerden,bakmayı en sevdiğim olanlarından birinin önündeyim. Vitrin tek bir ürünün teşhirinde olacak kadar iddalı bu gece.Biri beni itercesine sokulup giriyorum.Dikkatimi çeken kitaba doğru usulca eğiliyorum.Kocaman puntolarla ”ÇIKTI” yazan Liflet’in yanından seçerek alıyorum.
………….
”Başucumda Müzik” Kürşat Başar…
Bazen,hayatınız boyunca sizi en çok etkileyecek ve okuduğunuz da zihninizi allak bullak edecek şekilde sürükleyici aşk öyküleriyle sarmalanırsınız.Ve daha sonraları bu sarmalanmış duygularınız için, kaderinizin sizi sürüklediği ana belki de binlerce kez teşekkür edersiniz.”Başucumda Müzik” kitap okuma serüveninizde en akılda kalıcak şekilde büyüleyici bir aşk öyküsüyle karşınıza geliyor.
4 sene boyunca sevdiğim arkadaşlarıma en çok hediye ettiğim,tavsiyesiyle kafalar şişirdiğim,etkisinden uzun süreler kurtulamadığım gibi dönem dönem sayfalarını çevirip işaretlediğim bölümlerini tekrar tekrar okuduğum bir kitap ”Başucumda Müzik”.Sizi aynı derinlikte sarsarmı,Bilmiyorum ?
Bazen kendinizi bir hayalin içinde sanırız ama aslında yaşadıklarımız gerçektir.Bazen de herşeyi gerçek sanırken aslında yalnızca hayal gördüğümüzün farkına varmayız.Bu kitapta yazılanların hepsi gerçektir.Ama aynı zamanda hepsi yalandır.Çünkü onu ben yazdım.{Kürşat Başar Önsöz}
Yolunuz düşerse bir kitapçıya ve burada yazılanlardan bir kaç satır zihninizi çelmişse,usulca aklınıza getiriyorsa bu kitabı hiç tereddüt etmeden almanızı tavsiye ederim.Paranızın karşılığını sayfaların arasında ve kelimelerin içinde dolaşırken fazla fazla alacaksınız.
-
Kitap yakın tarihin çarpıcı gerçeğinin içinde 50 li ve 60 lı yılların karmaşasında unutulup gitmiş gizli bir aşkı anlatıyor.Eğer sokaktan akordiyon sesinin geldiği bir bahar sabahına,unutulmaz cumartesilere,unutulmuş şarkılarda o eşsiz duyguyu tatmak istiyorsanız.Avucunuzdan akıp giden o rüyayı,rüyalarınızı okumak,hatırlamak istiyorsanız hiç vakit kaybetmeyin.
Birinci basım Ekim 2003 te çıkmış.455 sf. 2004 fiyatı 15 ytl.Elimdeki kitap ise 34.baskı.Basım sayıları önemli tabiki.Kitap içeriğinde çıktığı 2003 ekimin de tam 3 baskı görmüş.Kasım 2003 te ise 10 baskı almış.Ondan sonraki takip eden aylar da ise yine sürekli basıma girmiş.Bazen yayın evlerinin taktiğidir.Kitabı azar azar piyasaya sürüp baskı yaptırıp çok satmış gibi göstermek ancak bu kitabın böyle bir tiraj kaygısı yaşamayacağını okuduktan sonra anlayacaksınız.
Kitapla ilgili değinmek istediğim yığınla bilgi var elimde ancak ben kitabın içinde okumaktan hoşlandığım altını çizdiğim bölümlerine ve kitabın gerçeklerini ortaya çıkaran dergi röportajına yer vererek bitirmek istiyorum.
”Eğer hayatınızın herhangi bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim.Biri o çocukluğun bahçesindeki salıncakta sallanırken…Öteki,bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün…Herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu.Ama aslında bu kadar basitti işte:Birini öptüğünde salıncakta sallanıyor gibi hissediyorsan aşıksın demektir.”{Arka kapak}
Tempo dergisine konu olan bu kitabın röportajı ve kitabın bilinmeyen ayrıntıları yine çok konuşulmuştu…
Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu, Kürşat Başar’ın son romanı ”Başucumda Müzik”e konu olan aşkın kahramanlarını anlattı.
”Bu ilişkide asıl mağdur annem değil, Vesamet’ti”
Annemle babam birbirlerine uygun değildi ama Vesamet babamın ruh ikiziydi. Evlenmelerine babaannem ’skandal olur’ diye şiddetle karşı çıktı. Vesamet’le babaannem, babamın vasiyeti üzerine dost oldu, Vesamet de ölünceye kadar ‘Fatin’ adını ağzından düşürmedi. 1965′te onu bulduğumda para kazanmak için Paris’te ütücülük yapıyordu, küçükken Vesamet Hanım’ın kızı Reha’ya ben bakardım.
Kitaba dalınca gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış olduğundan çok Kürşat Başar’ın sürükleyici bir dille ve bir kadının ağzından aşkı bu kadar usluplu anlatması sizi kitabın içinde hissettiriyor.Ayrıca Kürşat Başar bu kitabı Annesine hitaben yazarakta kadınların gönlünü bir kez daha fethetmesini bilmiş.
”Yaşayınca anlıyor insan.Aynı evi paylaştığınız birinin haberi olmadan bambaşka bir hayat kurmak hiç de zor değilmiş…Ben buna inanmazdım.Bazen telefonu kapadıktan sonra bir an kendi kendime kalıyor ve öyle utanıyordum ki bir daha aradığı zaman bunu artık bitireceğime yeminler ediyordum.Ama akıl duygulara pek fazla hükmedemez de,duygular aklı kendilerine uydurmayı becerir.” {Syf:181}
……
”Derler ki cesur insanlar dürüst olur.
Öylemiydi gerçekten?
Bana kalsa dürüst olmak çok daha kolaydı.Asıl cesaret isteyen böyle gizli yaşamaktı.İki hayatı olmak,hayatını ikiye bölmek,parçalanmış bir ruhla,yırtılmış bir kalple,gelgitler içinde kalmaktı…” {syf:189}
Devamı kitapta…
Toplam da 147 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.
Facebook'a aktar.