55 kelime

Yaratıcı oyunlardan,kişinin zihnini zorlayıp üretken olmasına yönelten zevkli yarışmalardan hep hoşlanmışımdır.Bu günlerde sevdiğim blogları okurken böyle yaratıcı,blog sobesi altında en güzel ve yaratıcı hikayeyi,öyküyü yazma çabasına rastlıyorum ve hiç bana yöneltilmeden beğendiğim için ve yararlı olduğunu düşünerek kendi blogumda irdeliyorum.

Hikaye,deneme,şiir,makale vb yazılar yazmak bilgi,tecrübe ve eğitim gerektiriyor.Ancak doğuştan kabiliyetli insanlar ve bu işe yatkın insanlarda var.Bilgi,birikim,tecrübe ve eğitim olmadan da üretkenlik üst düzeye çıkarılabilir.Önemli olan sınırları zorlamak ve hayal gücünü çalıştırmak.

Kendi kendime katıldığım ve yazmayı hedeflediğim yarışma şeklinde ki oyunun bir tek kuralı var ve o kuralda yazacağınız hikayenin 55 kelime de anlatılmasını çabalamak.Esasında düşündüğümde bunu sık yapan biri olduğumu görüyorum ve zaman zaman kısa cümlelerle anlattığım yazıları yayınlıyorum.Bu yüzden zorlanmayacağımı düşünerekten hemen deneyerekten bende bu oyunda yerimi alayım.

  • İsim : Nefes
  • Konu:Yoğun hislerle sevgiliye duyulan özlem ve ona sahip olma isteği.
  • Kelime sayısı : 55
  • Resim:Deviantart

                                         

Işık,bedeninin aksini bir gölge gibi suya vuruyor,uzun beyaz elbisenden yayılan bedeninin tüm kıvrımları bir sigara dumanı gibi dağılıyordu gecenin karanlığına.Tılsımlı kokusu beni sana çekiyordu.Böyle gecelerde seni düşleyerek,seni isteyerek,nefesini içine çektiğin duman,ateşinde kor olan bir sevdalı olmak,sarmak seni,çektiğin sigaranın her nefesinde içine girmek,dumanında boğulmak isteyerek uyanıyordum .

Bu da denediğim ama 55 kelimeyi geçen kıyıp silemediğim hikaye.Romantizm doruklarda olduğu an :)

  • İsim :Mutlu olmak varken
  • Konu:Birbirinden uzak geçen günler sonrası karşılaşılan bir davette duyulan yoğun hisler ve beraberinde yaşanan aşkın bıraktığı izler.
  • Kelime : 106
  • Resim:Deviantart

                                        

Dışarıda oluk oluk yağmur yağıyor.Yağmurdan sırıl sıklam olmuş vaziyette bir adam kaderine doğru yol alıyor.Birden bir şemsiye uzanıyor.Tanıdık bir yüz,kısa bir sessizlik yaşanıyor.

Belli ki salondan dışarı fırlarken onun içindeki haykırışları duyarak peşinden gelecek kadar cüretkar ve aşkın tarifini çok değişik yorumlayan biri.

Bize faydası olmadığında ondan uzak durmasını bilelim!

Önce gözler birleşiyor,sonra dudaklar.Sokak ortasında oluk oluk yağan yağmurda şemsiye altında birleşen dudaklarla beraber ruhların bütünlüğü de sağlanıyor.Öyle hava esiyor.Sabah olduğunda adam yatağında yatarken,kulağında akşamdan kalan müziğin melodisi çalıyor.Geçirdiği o güzel anların coşkulu arzusu henüz bitmemişken,aşık olduğu kadına bakarken,kendi gerçeğiyle koyun koyuna yattığını görüyor.

Başa dön

Toplam da 113 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 28 August 2008 dir


Makale detayı