Zihinsel yanılgılar

Sözcüklerin bıçak gibi keskin taraflarını sayfaların kenarına sürtmeden,kanatmadan,acıtmadan ve iz bırakmadan yalın olmak,düşüncelerimi kendime saklamak isterim bazı akşamlar.Çünkü düşünce sözcüklere dökülmediğin de zararsızdır.Ancak sözcüklere dökülmeyen ve iyice düşünülmeden, işlenmeyen düşüncenin de bir hükmü,geçerliliği yoktur.Yazar düşündüğünü işleyerek yazmalı geçerlilik kazandırmalıdır.

Bu akşam iyi bir yazar olmayabilirim, düşüncelerimi işlemeden söyleyebilirim ve sözcüklerimin keskin tarafıyla kendime zarar verebilirim.

Çünkü sözcükler pervasızca gelip  geçiyor aklımdan bir bir.

Ruhumun bazen düşüncelerimi üreten zihnimin içinde olduğu hususunda varsayımlar yaparım. Ve bu varsayımlar doğrultusunda zihnimin yapma dediğini ,ruhuma iyi geleceğini düşünerek yaparım.Bazen ruhumla hükmederim bedenime,bazende zihnimle.

Ruh daha çok hislerimin oluşmasına yardımcı oluyormuş gibi gelir.Hislerimle hareket ettiğim zamanlarsa ruhuma iyi gelen durumlar beni daha çok mutlu eder.Zihnimse mantığımı öne çıkardığı gibi bu yaşam telaşı,kariyer beklentileri,kendini tamamlama,ait olmak gibi kavramları da tetikler.

Böyle düşündüğüm zaman insanı mutsuz edenin kendi zihni olduğuna inancım pekişiyor,zihnimi beynimin içinden söküp atasım geliyor.

Zihin insanı hep daha fazlası için yarıştırıyor ne yazıkki. Mutsuz oldurmak için hep bir sebep bulduruyor.

Oysa zihinden bir an önce kurtulup ”ferrarisini satan bilge”de ki ünlü avukatın yaptığı  gibi ,yaşamını sadeliğe ve basitliğe adayarak içsel huzuru yakalamalı,kendini bozkır ormanlara vurarak zihnin himayesinden çıkıp sıradanlığa ihtiyaç duyabilmeli insan.Ya da herşeyi elde edip asıl haz verenin o hiç bir şeye sahip olmadığımız zamanlar olduğunu anlamak olabilir.

Bunu anlamak için herşeyi elde etmeyi mi beklemeli insan? 

Herşeye sahip olmayı ummak daha fazla mutsuzluk getireceğinden hislere ve ruha yönelmek en doğrusu olacaktır.

Mantığımı söküp atabilmek,hislerimle hareket edip daha fazla mutluluğa ulaşmak için zihnimle kıyasıya mücade içerisindeyim.

Başa dön

Toplam da 143 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 28 August 2008 dir


Makale detayı