Bana hoş anılarını anlat sana IQ nu söylim !

Ekim 31st, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Çocukluğumda çok zeki biri olduğum söylenemezdi…

Hoş hala çok zeki olduğum söylenemez…Söyleyen biride çıkmadı zaten.

Beslenmeyle alakalıydı sanırım desem…

Şimdi böyle düşünenlerde vardır kesin.

”Ben çocuğuma kasaptan beyin alıp yediriyorum komşu zeki olsun istiyorum.Yok komşu şu Cüneyt Arkın reklamında ki neydi ayol Zincomega kız.Ha ben ondan aldım komşu, çocuğun 2 günde zihni açıldı.Cin oldu cin…” Ayy sahimi gıı…

Ailelerin çocukların zihinleriyle ne alıp veremedikleri var ?

Benim ailemde böyleydi biliyormusunuz ?

Şimdikilerde böyle…

Annem;”Sürekli elma ekmekmi yenir umar bak aptal olursun derdi…”

Oyuncaklarsa hep bu yöndeydi.Zeka geliştirici,beceri geliştirici vs…

Bazen düşünüyorumda fert olarak,aile olarak bazı yanılgılara düşüyoruz.Çocuğumuzun zihin gelişimini rahat bırakmayıp ”aynı eğitimde olduğu gibi iyi bir meslek sahibi olması için sırf yine biz istiyoruz diye ” yarış atı gibi koşturuyoruz.

Etrafa caka satmak için mi bütün bu çaba ?

-İyi okullarda okudu amcası bak michigan marketing mezunu boğaz içi ç.ekonomisi mba’lı sırf bunu demek için mi?

Çocuğun zihin gelişimi zehir zembelek değilse bu utanılcak bir durummu ?

-Komşu sana bir sır vereyim bizim oğlan biraz apti galiba hiç kafası basmıyo.

Bumudur yani?

Anlamıyorum…

Zihin gelişimi için,bedensel gelişim için sürekli aynı şeyleri kullanıyor aileler.Besinler,oyuncaklar vs vs…

Bunda çağın araç ve gereçleri,reklamların payı büyük.Eskiden zeka küplerini karıştırır toplardık şimdi sudoku çözmeye başladık.Çağ sudoku çağı,zincomega çağı, sayamayacağım bir sürü mamül ve ürün çağı oldu.

Ne kadar zeki olduğun çözdüğün sudokularla belli oluyor.

İyi gelişmişliği zincomega ve balık yağları belirliyor.

Aileler çocuklarının IQ larından ne istiyor?

Farklı yönlere yönelmenin vakti gelmedimi?

İyi reklam ve pazarlama tekniğiyle piyasaya çıkan bu ürünleri denemek için kendi çocuğunuzu kobay yaptığınızı da unutmuyorsunuz değilmi ?

Bana sorarsanız bunların hepsi safsata…

Ben zihnin kayıt ettiği güzel anılarla ilgileniyorum daha çok.Ruhun,bedenin ve zihnin en fazla bu saydığım şeylere ihtiyacı var.Ürünler,araçlar bu yönde çok maddesel,ruhsuz ve anlamsız geliyor.Zihni iyi duygularla,geçirilmiş güzel anlarla ve anılarla beslenmiş çocukların daha yaratıcı ve zeki olacaklarına şüphem yok.

”Zihin geçmişe ışık tutan en güzel kütüphanedir”

Çocuklar için geleceğe dönük yapılacak en büyük yatırım,onların zihninde hatırlanacak hoş anılar bırakmak olmalıdır.Biraz bu yönde de girişim yapmakta fayda var.

Başa dön

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Bayramlar ve biz

Ekim 29th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Bayramların coşkusunu her zaman yüreğimde sevinçle ve neşeyle karşılamışımdır.Son yıllarda da kendime özgü kutlamalarla bu milli değerlerimize sahip çıkmaya elimden gelen gayreti göstermeye çabalıyor selin hanımıda ortak ediyorum.Her yıl olduğu gibi bu yılda coşkulu bir güne uyanmak ve bu günün tatil olmasından istifade edip meydanlarda yerimi almak kaçınılmaz olcak.

Her bayram coşkusunu resimlerle süsleyerek anılarımı çoğaltmak alışkanlığım oldu.Bugün mümkün olduğunca bu coşkuyu yaşamak yaşarkende anılamak arzusundayım.Her bayram her coşku şüphesiz geride güzel renkler bırakıyor.

Dilerim sizinde renginiz bizim gibi kırmızı ve beyazdan oluşur…

Yaşasın Kırmızı ve Beyazın asilliği diyorum…

             

      

      

       

Başa dön

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Bloggerın kapanma sebebi belli oldu

Ekim 26th, 2008 By Umar TürkoğluDiqi Life |

Bir kaç gündür türkiyede blog yazan milyonlarca insan sitelerine girmek istediklerinde mahkeme yasağı ile karşılaşıyordu.Ancak site kapandı ama kapanma sebebi bir türlü açıklanmamıştı.Ben daha çok bölücü ve ahlaki sebeplerden dolayı blogların kapatıldığını düşüyordum.Ancak aşağıdaki sebepten dolayı olduğunu görünce şaştım kaldım.

Yorum yapmayacağım gerçekten değmez çünkü…

Haberin kaynağı Milliyet com tr dir.

İzinsiz maç yayını blogları kapattırdı

Türkiye’de blog üzerinden haberleşmek isteyenler dün sabahtan itibaren teknik bir engelle karşılaşıyor.Kullanıcılar web siteleri üzerinden hiçbir şekilde mesajlaşamazken, sitelerde buna ilişkin herhangi bir duyurunun da yer almaması dikkat çekti.

Daha sonra bu durumun Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/2761 no’lu kararıyla gerçekleştiği öğrenildi. Digiturk, Süper Lig’deki maçların yasadışı olarak yayımlanmasından dolayı Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne, yayın yapan blogların kapatılması talebiyle başvuruda bulundu. Talebi yerinde gören mahkeme, blogların kapatılmasını kararlaştırdı.

Başa dön

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Bloggerdaki yazıları nasıl kurtarırım ?

Ekim 26th, 2008 By Umar TürkoğluDiqi Life |

Bloggerin başına gelen kapatma cezasından sonra blogger kullanan blog dostlarım için bloggerdaki yazıları nasıl kurtaracaklarına dair resimli ve adım adım anlatan çok basit prezantasyon hazırladım.Bu prezantasyonda yeni bir ücretsiz blog açmak ve açılan bu bloga yazı aktarmak anlatılıyor.

Uygulama çok basit ve 10 dk nızı almıyor.

Prezantasyonu indirip bakabileceğiniz adresi aşağıda veriyorum….

BLOGGERDAKİ YAZILARI NASIL KURTARIRIM ?

Ps:Linki tıkladığınızda açılan pencerede free tıklayınız ve sayacın geri saymasını bekleyiniz.Sayaç bitince downloada tıklayıp trezantasyonu indirebilirsiniz.Yeni blogunuzu BLOGSAYFASİ.COM dan alacağınız için blogsayfasi.com a girmeyi unutmayınız.

Blogger kullanan tüm blogculara tavsiye edebilirsiniz….

Başa dön

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Ucuz etin yahnisi

Ekim 25th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Son 10 yılda internetin evlerimize girmesiyle bilişim ve internet alanında büyüyen taleplerimiz,bu taleplerimizi gören,bilen ve bu alanda öncü olmak için rakipleriyle yarış haline girerek kullanıcılarının taleplerini karşılayan şirketlerle doldu.

Bu şirketlerin internet alanında ki ilk icatları önce chat,ıcq ve diğer iletişim programlarıyla baş gösterdi.Bu programların müdavimlari,merak edip deneyenler zamanla  ortamın güvensizliğinden dolayı bu programları diğer kaliteli ve benzer programlarla değişme yolunu seçince rekabet kızıştı ve insanların beklentilerine göre yenilikler birbiri ardına geldi.

  • Tercihin değişmesi ve beklentilerin farklı alanlara kaymasında en büyük etken kullanılan araçların güvensizliği,sorumluluk kabul etmeyişi ve bu araçları kullanan insanların samimiyetsizliğiydi.

Bu iletişim serüvenimiz avrupadaki dostlarımızın kullandıkları blogger,wordpress,blogcu vb sitelerle yaygınlaşarak devam etti.İçimizde kabına sığmayan duygularımızı saf ve naif cümlelerle günlük şeklinde yazmak,bu şekilde yazan insanların paylaşımlarına ortak olup dostluk geliştirmek,kendimize yakın bulmak internet ortamında daha çok kabul gördü.

Ve bu çığ gibi büyüdü hatta bloggerlardan oluşan komüteler,iyi bloggerlara ödül sistemi getiren öncü kurumlarla bu alan desteklendi ve kullanımı yaygınlaştırıldı.

Ancak gözden kaçan bir durum vardı ki bu alan ücretsizdi…

Ücretsiz oluşu bu alanda herkesin var olacağına,bu alanı kirletip ucunun bize dokunucağı günü nedense aklımıza getirmiyordu.Bu durumu akıllarına getiren insanlar zaten yasal olanı tercih edip kendi alan isimleri ve host desteğiyle kendi bağımsız web günlüklerini en kısa zamanda oluşturup bu alanı terkettiler.

Bu alanı terketmeyenlerin ise şimdi canı yanıyor.

Nedeni ise;

Google tarafından 2003 yılında satın alınan en populer internet günlüğü blogger.com kapatıldı.

Henüz kapatılma sebebi açıklanmadı.Bildiğimiz Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişim engellenmiş olması.

Özenle,safça,naifçe,iyi niyetle yazmış olduğumuz yazılara getirilen yasağın bir kaç kötü zihniyetli insanların yapmış olduğu bölücü,ahlak kurallarını çiğneyen porno siteleri ve yayınlarının sebep olduğunu düşünüyorum.

Çünkü ücretsiz olması bu alanda varlık gösteren reklam amaçlı,kötü amaçlı bir çok siteyide içinde barındırmaya yetiyor.Kapatılma kararı kurunun yanında yaşında yanmasına sebep olsada bundan şu sonucunda çıkarılması gerekiyor.

”Ucuz etin yahnisi yenmez.”

Bugün alan ismi alıp host kiralamak çok büyük maliyetler oluşturmuyor.10 ytl alan ismi 60 ytl de 2 yıllık host kiralayıp kendi kişisel web sitenizi kurup kimseye bağlı olmadan içerik oluşturabilirsiniz.Buradan ucuz yöntemlerle kişisel web kurmuş ve mağdur olmuş arkadaşlarıma bir an önce bu alanı terketmelerini öneriyorum.

Önerilerimin yanında bilgi,tecrübe ve birikimlerimi de paylaşma ve destek verme sözünü de veriyorum.

Son olarak bu kapatmaların internet özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olduğunu görmemek körlük olur.Sebebi ne olursa olsun yapanların bulunması için çaba sarfetmek yerine sorunu kökünden kazırız zihniyeti bu zamanda pek itibar görmez ve tepki toplar.

Dileğim bu kararın hemen bozulmasıdır.

Blog arkadaşlarıma başlarına gelen bu kapatılma cezasından dolayı geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Başa dön

Facebook'a aktar.

1 Comment »

Kırmızı bisiklet

Ekim 22nd, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |

Bir hayat provasaydı sanki…

”İlkokul 5′i bitirirsen sana bisiklet alacağım!” 

Abim bana bisiklet sözü vermişti.Canla başla çalışmıştım yazın bisiklete binmek için.Arkadaş ortamlarından rica ettiğim,bir tur binebilmek için selesinden tutup saatlerce koştuğum,haftalıklarımı turu 5 liradan bisikletçilerde tükettiğim dönem sona erecekti.

Herşeyden önemlisi babam gibi benimde bir şeylere sahip olma heyecanı beni günlerce heyecanlandırıp uykusuz bırakıyordu.Sahip olma iç güdüsüyle başarılı bir karne getirmiştim.Okul zili çalır çalmaz karnemi alır almaz fırladığım gibi koşmuştum abimin mimarlık ofisine.

Söz vermişti ya.Bisiklet alacaktı ya…

Sözünde durdu abim.Bir pazar sabahı semtimizin bisiklet satan mağazasından içeri girip gözüme ilk çarpan kırmızı bisikleti aldık.Çok sevinçliydim.Bindiğim gibi uçmuştum abimi geride bırakarak.

Hemen bisikleti olan arkadaşlarımın zillerine basarak bisikletlerini alıp dışarı gelmelerini,bisikletimi görmelerini,gezmeyi teklif etmiştim.Uçuyordum her pedala basarken,gözüm hiç bir şeyi görmüyor adeta kanatlanmış gibi gidiyordum.Kimse yetişemesin istiyordum belkide.

Sonra ne olduysa bir an duraksadım.Arkamdan bana yetişmeye çalışan arkadaşlarımdan biri dengesini kaybedip direk bana çarpmıştı.Arka tekerlek ve çamurluk,bisiklet fena haldeydi.

Üzücüydü.

Yutkunamadım bile. 

Bir gün sürmemişti heyecanım.

Başka bisiklet alalım dediler istemedim sonrasında.Kırılan gururumu,kaybolan heveslerimi,yitip giden hayallerimi o an orda bıraktım.

Bugün bisiklete sevinçle binen bir çocuk gördüm.Kırmızıydı bisikleti.Adeta kanatlanmış gibi gidiyordu.Kimse yetişmesin istiyor,uçuyordu adeta.

Arkasından koşup yetişmeye, yüzleşmeye çalıştım kırılan gururum,kaybolan heveslerim,yitip giden hayallerimle…

Ama yetişemedim.

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Unuttum sanma

Ekim 19th, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |

Arar bulurum seni sevicek bir kaç anı…

Anılarda da kalsa herşey…

Anılarda yaşlansa bizim gibi…

Yaşlanmak güzel değilmi?

Mutlu yıllar anılarıma,mutlu yıllar düşlerime,mutlu yıllar sana…

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

İstanbul’da bir sürrealist:Salvador Dali

Ekim 18th, 2008 By Umar TürkoğluAktivitelerim |

Sabancı müzesinde sergilenen 20.yüzyılın en önemli sanatçı-ressamlarından Salvador Dali’nin retrospektifi niteliğini taşıyan sergisine katılma şerefine en sonunda nail oldum.Bunda abartılcak bir mesele yok ! Ancak 20 eylül 2008-20 ocak 2009 arasında sergileniyor olmasına rağmen ilgi çok büyük.

Bugünlerde tüm istanbulluları SSM yakınlarında görebilirsiniz.

İlk olarak geçtiğimiz bayramın 3.günü İstanbul boşken fırsattan istifade edip gidip gezeyim dedim ve gittiğimde gözlerime inanamadım.Kuyruk bahçenin dışına taşmış hatta bir kaç km kadarda uzamıştı.Mübalağa yapmıyorum abartısız bu şekildeydi ve insanlar o kalabalığa rağmen sabırla bekliyorlardı.Geri dönmek zorunda kaldım doğal olarak.

Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Çocuk olmak

Ekim 17th, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

Bugün selin hanımla parka çıkıp biraz hava alalım dedim.Havanında güzel olması bu isteğimi kabartan sebeplerin başında geliyordu.Zaten benim bu hafta içerisinde yapmış olduğum planlarımdan biri de Selin hanımla zaman geçirmenin keyfine varmak olduğunu söyleyebilirim.

Çalışınca akşamdan akşama gördüğüm Selin hanımla tüm gün birlikte zaman geçirmek güzel olcağını düşünürdüm.Kabul bu bir kaç gün birlikte geçince ızdırapta verdi ama genele vurduğumda en iyi arkadaşımın yine Selin hanım olduğu gerçeğini inkar edemem.

Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

9 songs +18

Ekim 16th, 2008 By Umar Türkoğlu+18 |

Bazen birine güvenmek zorundasın!

2004 yapımı 9 songs filminin en can alıcı sahnesinin repliği olarak dikkatinizi çekecek yukarı başlıkta yazdığım cümle.Uzun zamandır methini aldığım ama pornografik sahnelerin çokluğundan dolayı eleştirmenler tarafından baltalanan filmi raftaki yerinden alıp izleme fırsatına eiştim.

Eleştirmenlerden bazılarına göre ”porno izlersiniz” deselerde ben haksızlık yapıldığı,baltalandığı kanısındayım.Eğer öyleyse şayet hiç bu kadar duygu yüklü porno izlememiştim çıkçası.

O yüzden filme Porno demek işlediği konuyu anlamayıp sadece yüzeysel bakmanın doğru olmayacağı düşüncesindeyim.Yapılan porno filmlerinde oyuncuların nasıl gerçek dışı,abartılarak seks öğesini işlediği bilinen bir gerçek.Porno da duygu aranmaz zaten olmaz.

Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »