Hayallerime ışık tuttular

Temmuz 25th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Fren lambaları…. 

Hayatımıza hükmettiklerini inkar edemeyiz.Kaç kişi dikkatsizliğinin acısını aynı renklerle ödemiştir.Bu gece işten eve dönerken gökyüzüne inen kara gölge de nasılda dikkatimi çektiklerini düşündüm.Kısa zaman diliminde hayallerime ışık tuttular.

Bir ara hayallerimle öyle bütünleşmişlerdi ki yolun hiç bitmemesini,sürekli aynı hayalin ve yolun yolcusu olmak istedim.Keşke hiç bitmeseydi ve ben öyle kalabilseydim dedim arabadan inerken.

Küçük bir mutluluk sardı içimi,sonra kontağı kapadım ve hayallerime veda ettim.

Başa dön

Facebook'a aktar.

Comments Off

Fanatiğiyiz

Temmuz 25th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

                                            

Sevgili Evren blogunun 4 yıl tanıtım lansmanına başladı.Yakın zamanda 4 yaş günüyle ve İzmir de ki büyük buluşmayla sevenleriyle buluşacak.O gün için programım olmadığı taktirde izmir’e gidip evrenin yanında olmak istiyorum…

Evren günlüğünü uzun yıllardır takip ediyorum ve Evren ile çeşitli projelerde çalıştık ve büyük istanbul buluşmasında da tanışmış aynı şehrin çocukları olmuştuk.Blog aracılığıyla tanıştığım arkadaşlarımla buluşmak,aktivite yapmak ve yakın arkadaş olmak gibi bir alışkanlık edindiğimi söyleyebilirim.Bu samimiyetsiz gibi görünen ortam da çok güzel dostluklara imza attım.

Evren bu dostluklar da yerini kısa zamanda alan arkadaşım. Onun blogunun ve yazı hayatının 4.senesini kutlarım.Ailecek severek okuyoruz ve fanatiğiyiz :)

Başa dön

Facebook'a aktar.

Comments Off

Kendime kızıyorum

Temmuz 24th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Bugüne kadar hiç ucuz menfaatler peşinde koşmadım.Prensip olarak kendimi böyle durumlarda psikolojik olarak rahatsız hissettiğimden hiç böyle durumlarla kafa yormadım.Ör:Alış verişimi carrefour’un indirim günlerine denk getirmek,chip para kazanmak için anlaşmalı mağaza aramak,ucuza bir ürün almak için kılıkırk yarmak vs. vs. vs. uzayıp gider.

Gerçekten kendimi kötü hissediyorum böyle durumlardan ve hep kaçıyorum.Bir ürünü 5 lira ucuza almak ya da 10 lira ucuz alıcam diye 30 yeri aramak bilmiyorum ???…       Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Selin hanıma mektuplar

Temmuz 23rd, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

Gizli yürüttüğüm ve blogumda paylaşmadığım, Selin hanıma büyüdüğünde vermek için uzun zamandır mektup yazıyorum.Yetişkin olduğunda, elinde okuyup anlayacağı ve geçmişinden oluşan onu günün şartlarıyla anlatan mektuplar.Her mektubun bir ismi var ve onunla geçen zamanlarda ne hissettiğim ve düşündüğümle alakalı hislerle oluşmuş zaman zaman duygusal kelimelerle yoğrulmuş,zaman zaman neşeyle savrulmuş hisler silsilesi.

O kadar güzel,o kadar körpe ki ona kendini anlatmak hiç kolay bir durum değil.Doğum anından itibaren büyüyüşünü gözlemleyerek gözlemlerimi aktarmak istiyordum.Kısmet doğduktan sonrayaymış.Şimdi pek revaşta böyle durumlar.

Ebeveynler doğmamış bebeklerine bile mektup yazarak onlara hislerini anlatan,önemsenmiş bir ciddiyetle kutsanmış sözlerini kelimelerle sayfalara döküp doğacak çocuklarına hediye ediyorlar.Bende çok düşündüm ancak zihnimi doğmamış bir çocuk için fazla yorma zahmetine katlanamazdım.

O yüzden bekledim…

Sıcaklığını,nefesini hissetmek,kokusunu içime çekip benim parçam olduğuna kanaat getirmek için. Ve;    Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Gerçek ve düş arasında bir yerde

Temmuz 23rd, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

İnsan yıllardır blog hayatının içinde olunca bu işin zamanla inceliklerini öğreniyor ve internette okuyucu kitlesine daha modern,karmaşık gözükmeyen ve göze hitabeden blog tasarımları uygulayabiliyor.Bende bu işin inceliklerini bilen profesyonel olmuş web tasarımcılarının hazırlamış oldukları şablonları zaman zaman göze değişik ve güzel gelsin diye uyguluyorum.Yine çok zamanımı almayan ama ince ayarlar isteyen yeni bir sayfa ile çehremi ve infomu değiştim.

Aslında bunlardan da ötesi burada ne için var olduğum önemli…

Yazmayı da konuşmayı da çok seviyorum.

Ancak ulu orta konuşmalardan hoşlanmadığımdan genelde suskun olmak ve düşünceli durmak en belirgin özelliğimdir.Ama bu benim içe dönük biri olduğumu göstermez, bilakis dışa dönüğümdür.

Kendi anılarıma sahip çıkmayı da seven biri olduğumdan bu blog sayesinde zaman zaman gerçeklerle donatılmış hayatı,zaman zaman da düşlerle donatılmış bir hayatı prova edip anlatıyorum.

En kısa özetiyle; 

Kendi dünyamı ”Gerçek ve düş arasında bir yerde” yaşıyorum ve bu şekilde tasvir ediyorum.

Başa dön

Facebook'a aktar.

Comments Off

Tanrı sınıyor

Temmuz 20th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Günaha yakın durduğumdanmıdır nedir keşmekeş geçti bu gün.Biri diğerine denk olmuyor bu ara.Gerçi biri diğerine denk olanlar için de hiç iyi şeyler söylemiyorlar ya, o da cabası.Aynı gün içerisinde insan hastane de gezip ibretlik manzaralara bakıp içlenirken arkasından herşeyi unutup Gloria Jeans cafe de keyif yapabiliyor.

Nasıl bir halet-i ruhiyeyse hava gibi değişebiliyor insan. Burcumun özelliği desem çok klişe olacak.

Boktan herşey desem şimdi suçu hayatın üzerine atmış olacağım.

Hayatla bir alıp vereceğim de yok oysa suç atacak kadar.Herşey tıkırında.

Ama hayatla alıp vereceği çok olan insanlar var etrafımda.Hepsi de mutsuz,şirret ve çekilmezler…   Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Mahremiyet pazarlayan erkekler

Temmuz 20th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Estanteneler |

İnternetle tanıştığım ve haşır neşir olduğum 2000 li yılların başında karşı cinsle konuşmak,onunla sohbet etmek ve tanışıp arkadaş olmak,seks yapmak,sevip evlenmek çok trend bir olguydu.İnsanlar bodoslama cafelerde CHAT,ICQ programlarında zaman geçirip içinde biriken ve patlamaya hazır heveslerini bu programlar aracılığıyla karşısındakine aktarıyordu.

Doğal olarak ilk zamanlar ilkel yöntem olan yazışarak duygu ve hisleri karşı tarafa aktarmak gelişti ve yeni çıkan görüntülü ve sesli programlar sayesinde tavan yaptı.Şimdi güvendiğimiz ve başımızı döndürecek kadar çekici insanlarla nefsimizin gazlaması doğrultusunda video konferanslı seks bile yapar duruma geldik.Bu açlığımızı doyuramayacak kadar sekse ve karşı cinse bağımlıyız…  Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Orospular daha fazla kadın +18

Temmuz 19th, 2008 By Umar Türkoğlu+18 |

Rus edebiyatının usta kalemi Puşkin ölümünden yüz yıl sonra vasiyet ettiği kitabı yayınlanınca tüm avrupa ülkelerinde daha sonra türkiye de büyük yankı uyandırmıştı.Özel hayatını,eşiyle ve sevgilisiyle,orospularla yaşadığı tüm pornografik ve cinsellik içeren durumları tüm çıplaklığıyla anlatmış,adına ”Gizli Günce” adını vermişti.Burada tanıtımını yapmıştım.

Zaman zaman elime aldıkça içerisinde işaretlediğim bölümleri tekrar kurcalayıp acaba bir bana mı özgü bu ahlaksızca düşünceler diye düşünmüyor da değilim.Hani ahlaksızlığı da tartışılır,çünkü birine zarar verir mahiyetinde eyleme dönüşmüyor.Düşünceden ibaret diyelim ve bana özgü olmadığını belirterek devam edelim.  Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Sezen denince akla gelen şarkılar

Temmuz 18th, 2008 By Umar TürkoğluAktivitelerim, Estanteneler |

                                          

19.Most açık hava konserleri bu gece Sezen Aksu’nun startıyla başladı.Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava tiyatrosuna gelenler, bu gece ünlü sanatçının birbirinden güzel şarkılarıyla için de eksik kalan yanlarının bir kısmını onararak ayrıldılar.İlki bu gece başlayan Sezen konserini 19-24-25 ve 26 temmuz da da izleyebileceksiniz.

Günler öncesinden bu gece için planladığım Sezen konserine gideceğimi blogum vasıtasıyla duyurmuştum ve o yazım da, Sezen Aksu’nun yazmış olduğu ölümsüzleşen, Sezen denince akla gelen şarkılarıyla büyüdüğümüzü,hep ondan aynı performansı beklediğimizi ve çıkan albümlerinde o eski randımanı veren şarkıları arayıp durduğumuzu anlatmıştım. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Banyo saatlerimiz

Temmuz 17th, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

                         Selin hanımı 6 ay önce banyoya sokmak ve banyo yaptırmak ızdırap veriyordu ancak zamanla alışsın ve banyoyu sevmesi için onunla banyoya girmeye başlayınca kısa zaman da bu durum lehimize dönüştü.Çocuklar inatçı olabildikleri kadar inatçı ve bir şeyi sevmeyince yapmaları da gerekliyse bu durum gerçekten zor oluyor.

Çocukları banyoya,yemek yemeye,wc alıştırmak zor ve zaman alıyor. Ancak severek ve koşulları sevilecek duruma getirince ister istemez durum değişiyor.Artık her akşam yatmadan önce göbişimizi yıkama bahanesiyle duşa giriyoruz ve duşumuzu alıp öyle yatıyoruz.Önce duş fıskıyesi bana tutuluyor ve benim ıslanmam sağlandıktan sonra Selin hanım keyifle duş alıyor.

Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »