2010 istanbul kültür kenti ve bu kente yaşananlar
Temmuz 31st, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Geçenlerde okuduğum bir makale de {Hotel Dergisi} İstanbul büyükşehir belediyesi bünyesinde Turizm geliştirme platformu başkanı Tülin Ersöz ’le birlikte 70 kişilik bir heyetin İstanbulun kültür başkenti olması için çaba verdiğini okuyarak öğrendim.
Her türk gibi yapmam gerekenin kalemi elime alıp baltalayıcı sözler sarfederek,sayıları günden güne azalan istanbullular için,kentim için bir şeyler yapmaya gayret eden insanları eleştirmek,sövmek,saymak olmalı gibi gözükse de böyle davranmanın kimseye faydası olacağına inanmıyorum.
Ancak göz ardı edilemeyecek kadar eksiklikleri olan,ciddi,hatta hayatımızın belki de en önemli konularında gündemin sık sık değiştiği Türkiye’de önceliği 2010 İstanbul Kültür başkenti olup olmamasına vermemek lazım. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Erkekler kadınları orospu eden bir neden
Temmuz 30th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Estanteneler |
İlginç bir başlık oldu.Ama ben böyle uygun görüyorum.Ne erkeklerle ne de orospu kelimesiyle bir alıp veremediğim var.Sadece insanı bıçak gibi kararlara iten,hayatını bambaşka bir kulvara sokan sebeplerin altında yatanlara ilgiliyim.Her insanın serüveni,aile yaşantısı,kendi dünyası farklı.Birbirimizden farklıysak bu koşullarla alakalı biraz da.Bizi yetiştiren insanların,hayatımıza soktuğumuz insanların,çevremizin bu yönlendirilmiş oluşum da önemi büyük.Bugün yaşantımızı o insanlar gibi idame ettirmiyorsak minnettar olmalıyız.
O yüzden hayatını çeşitli sebeplerle bizim tarafımızdan bakıldığı gibi göremeyen ama görmek isteyen insanlar var.Onların hayatları da hayat bizimkisi de. Adilmi peki ? Tartışılır.
Orospu ve orospuluk kavramı benim nazarımda çok farklı tanımı var.Ben vajinasını erkeklerin hizmetine para karşılığı açanlara orospu gözüyle bakmam.Onların sebeplerini dinledikten sonra değerlendirmek gerektiğinin en doğrusu olacağına inanırım. Devamı için tıklayınız… »
Yorumlara kapalıdır. »
Felsefe yaptım,İnsan ne için yaşar ?
Temmuz 29th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Felsefik konularda hiç başarılı olduğum söylenemez.Sadece bildiğim konularda dilim döner bildiğimi söylerim.Ama bu benim felsefe bildiğimi,felsefe yaptığımı göstermez.Felsefenin Nietzsche’yle beraber tehlikeli bir boyut kazandığı söylenir, gerçi daha önceleri de tehlikeli olmuştu ama bu nedenlerle değil.Nietzsche den önceki yüz yıllarda felsefe,filozoflar için tehlikeliydi.Nietzsche ile beraber herkes için tehlikeli olmaya başladı.Kendisi sonunda zihinsel bulanıkların içine düşmüştür.Ancak fikirlerinin bu zihinsel bulanıklıktan öncesine dayandığını da bilirim.
Bu yüzden felsefe derindir felsefik konular pek akıllıların işi değildir.Akıllılıkla delilik arasında ki ince çizgiyi bilsem bile zaman zaman bu iki zıt kutpun kenarında kendimi bir uçurumun başında sallanıyor gibi hissederim.Zihnimin en bulanık olduğu dönemlerde İnsan ne için yaşar ? gibi hayat memat konularda felsefeye dalarken,zihnimin en açık olduğu dönemlerde ise felsefe yapmanın safsata olduğunu düşünür,tanrıya sığınırım. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Sağnaklar yağdı şehrime
Temmuz 29th, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |
Bu gece sağnak yağmur sabaha karşı uyandırdı beni.Sarıldığın bedenden kazınmak.Pencereden içeri giren yağmur sularına basa basa yürümek.Uyanmak zorunda olmak o kadar zor ki böyle sabahlarda.Pencereyi kapatırken göğe inen lacivert tablo Da Vinci tabloları gibiydi.Çıplak bedenimin pencere camına vurmasıyla kendi silüetimi gördüm.Toprağın kokusu,göğün lacivertimsi rengi,karşı pencereden çıplak bedenime bakan bir çift göz uyanmamı ister gibiydi.
İşe gitmek gibi bir sebebim olmasaydı keşke…
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Değişimin zihinsel yansımalarına göğüs germek
Temmuz 28th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Hayatımı hep değişerek yaşıyorum ve bazı insanlara göre bende ki bu zihinsel değişimin davranışa yansıması biraz çelişkili gelebiliyor.Ancak sürekli değişmek ve değişirken gelişmek zorunlu artık.Hep hatırlanıldığı gibi kalmak çok banal olur.Zaten insanları tanıdığınız şekilde bilmek,dünya değişirken,zaman değişirken eşinizin dostunuzun değişmemesini,aynı kalmasını beklemek biraz bencillik olur.Kimsenin böyle bir şeyi istemeye hakkı yoktur.
Dünyaca ünlü ”Secret” Kitabının yazarı Rhonda Byrne kitabında yer verdiği büyük öğretmen Nevillle goddard’ın 1954 yılında vermiş olduğu ”Düzeltmenin budama makası” {The pruning shears of revision} başlıklı konferansın bir bölümünde aktardığı gibi; Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Aşk mı ? Sevgi mi ?
Temmuz 28th, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |
Bir insanı sevmek mi, Aşık olmakmı daha heyecanlı yapar insanı ?
Sevgi bağlayıcıyken ve elde edilmişken huzur verir. Aşk ise dizlerinin bağını çözer ve seni güçsüzlüğe sürükler.Güçsüzlük,dikkatsizliğe,dikkatsizlik hataya…
Ve bir kere tadını almışsan ,bir daha alma olasılığın yükselecek,o aşkın sevgi karşısında değeri düşecek.
Aşk=Sevgili
Sevgi = Eş
duyulur.
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Hafta sonlarına sığdırılan beklentiler
Temmuz 27th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Estanteneler |
Haftanın stresini atmak için hep hafta sonlarını bekler durur insanoğlu.5 günde yaşadığımızdan daha çok severiz bu 2 günde yaşanılanları.Gece gezmeleri,sevgiliyle,eşle gezmeler sevişmeler daha renkli olur bu günlerde.Hafta sonu olması itibariyle sokaklar,caddeler daha fazla insan kaynar.İnsanlar ortaklaşa karar almışçasına anılarını bu iki güne sığdırmak isterler.Beklentiler hep hafta sonlarında gerçekleşir,gerçekleştirilmek istenilir.
Ben hafta içi,sokakların tenhalığı seviyorum.Kaldırım taşlarına vuran güneşin sıcaklığında çıplak ayakla dolaşmak istiyorum bu ıssız sokaklarda.İnsanların koşturmalarını izlemek,telaşlı telaşlı yaptıkları eylemleri gözlemlemeyi seviyorum.Böyle günlerin bana kattığı çok özel anılara şahit olmuşumdur hep.Hafta içleri daha özel kılıyor yapılanları.İnsanların çalıştığını bilmek ve aylak aylak keyfin istediği gibi doya doya gezmek daha fazla huzur veriyor.Bir de yaşam kaygılarınız,kariyer beklentiniz yoksa sıradansanız değmeyin keyfinize… Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Beyoğlu kızları
Temmuz 26th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
İnsanın kendi semtinden uzakta daha rahat tavırlar sergiledikleri aşikardır.Ve ne zaman böyle kendi şehirlerinden uzak,semtlerinden uzak gezmeler yaşansa, içindeki diğer benlikleri harekete geçirir ruhunu.Kimi zaman hayasız,kimi zaman doğal olur yabancı şehirlerde gezmeye çıkan kızlar.Ama bilinen şu vardır ki insanı rahatlatır aynı zaman da farklı bir ortam da bulunmak.Etrafın gözünden ve dilinden uzakta rahat rahat dolaşmanın vermiş olduğu mutluluk hafifletir bedeni.
Zihninden geçenleri çevre koşulları yüzünden davranışa yansıtamaması ne kötüdür kızların.Bu baskı kemirir insanı ve başka şehirlerde,başka semtlerde gün yüzüne çıkar.Bu baskıyı dizginlemek zordur.İnsan nefsine yenik düştüğünden beri bu duyguları frenlemesi de güç olmaktadır.
Beyoğlunun bu yanını her zaman sevmişimdir.Geceleri yürüyüş için Teşvikiye -Tünel arası tercih ettiğimden bu yana çehreleri bu duygularla ateş böceği gibi parlayan beyoğlu kızlarına rastlarım.Kollarına taktıkları arkadaşlarıyla mahalle baskısından kurtulmuşluğun o dayanılmaz hafifliğiyle parmaklarının ucunda dans eden balerinler gibi sallandırırlar bedenlerini. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Pagerank’im artmış
Temmuz 26th, 2008 By Umar TürkoğluDiqi Life |
Blog dünyası ve internet üzerinden yayın yapan sayfaların,sitelerin populeritesi ve okunurluğu çok önemlidir.Bir sitenin içeriği,yazıların özgünlüğü ve girdi sayısının google ilkeleriyle uygun olması internette uzun ömürlü ve populer olmaya,dolayısıyla da google tarafından kaynak gösterilmeye bunun emaresi olarakta Pagerank {önem seviyesi,populer seviyesi} nin artmasına sebep olur.O yüzden internette yaşayan, web sitesiyle kendine bir dünya kuran tüm kullanıcılar pagarank değeri yüksek siteler yapmayı hedefler.
Pagerank değerinin yükseltilmesinin bir kaç püf noktası vardır seo bilgisi gerektirir,ancak en önemlilerinin başında süreklilik arzetmek gelmektedir.Daha sonrası google ilkelerine paralel yayın yapmak,faydalı ve yararlı bilgiler sunmak,özgün olmak,pagerank yüksek siteler tarafından kaynak gösterilmek vs vs uzayıp gider.
Kimse kendi okumak için yazı yazmaz,blog açmaz ya da site kurmaz.Bloggersanız ve blogunuz/siteniz varsa iki sebebiniz vardır demektir. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Uyuyan dilber
Temmuz 26th, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

Biz onu çocuk veya bebek olarak görmüyoruz artık.Daha doğrusu Selin hanım buna izin vermiyor çoğu zaman.Dün gece her zamanki banyo merasimini gerçekleştirdik.Çocukları banyo çok rahatlatıyor ve müthiş keyifli geliyor.Eskinin ızdırapla geçen banyo zamanlarını düşünmek bile istemiyorum.Şimdi şahaneyiz neredeyse kendi yıkancak seviyeye geldi.Armatürü kendi açıyor ve su fıskiyesiyle bir güzel yıkanıyor, yetmiyor fıskıyeyi göbeğime tutarak eliyle de ovalayarak göbeğime kese atıyor.
Tüm gün işin koşturmacası,stres,gerilim,gerginlik ne varsa bir anda uçup gidiyor Selin hanımla akşam oyunlarında.Oynamakta çok keyifli.Eğlendirici. Umar topu versana :) evet versene demiyor versana.Çok hoşuma gidiyor böyle telefuzları. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.