Çıkmaz
Haziran 30th, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |
Çocuklar çabuk büyüyor,onlarla ilgili,geçmişle ilgili anıların defteri zihinde dürülünce insan duygusallaşabiliyor.Bu yoğunluğu zaman zaman kendi çocukluğuma döndüğümde yaşıyorum.Tuhaftırki kendi çocukluğum hep 7 yaşında başlıyor.Öncesi yok gibi ya da silik…Beni bu daha da duygusallaştırıyor.Bir yetişkin için biriktirdiği hayat anılarına zihninde ulaşamaması ve bunu sadece resimlerde arama çabası durumu dramlaştırıyor ve çıkmaza sokuyor.
Çocukluğumun o ilk anılarına ulaşabilmek ve sahip olma istediğim günden güne artıyor.O yüzden çocukluğuma şahit ebeveynlerim benim için çok önemli.Anlatılanların kisvesi altında çocukluğumun ilk zamanına dönmeye çalışsamda duygusuzluk hakim olduğu için pek bu zihinsel erişimi yapmak hoşuma gitmiyor.Paradan,mülkten,mevkiden çok daha önemli benim için bu durum.
Ama çıkmazdayım.
Facebook'a aktar.Comments Off
Beyoğlu ve müzisyen dilenciler
Haziran 29th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Bugün Beyoğlu istiklal caddesini turladım bir baştan bir başa.Her zaman yapmayı sevdiğim bu gezmelere tünelden başlamayı adet edindim kendime nedense.Çünkü Karaköy Namlı Gurmenin o nefis lezzetli mamüllerini tadıp arabamı da katlı oto parkında bırakıp, tünelden tranvaya binerek istiklale çıkmak,sondan başa yürümek daha keyifli geliyor.İstiklalin sonu daha serin ve daha tenha.Özellikle tünelden çiçek pasajına kadar ki olan kısım daha iffetli geliyor,psikolojik olsa gerek derin huzur veriyor.Ondan sonraki kısım insan güruhu,vıcık vıcık…
Kendi semtlerinde bulamadıkları kimlikliklerini istiklalde bulan insanlar dolup taşıyor.Özgürlüğünü burada ilan ediyor çoğu genç.Bastırılmış duyguları soyunup gelince,daha rahat tavır sergileyebiliyor insanlar.Bayanların ellerinde Miller şişeleri daha rahat yudumlanıyor burada,sarhoş olmayı isteyerek dolaşmak buraya özgü.Namus,görgü,örf etek boyu gibi kısalıyor,böyle kavramlar beyoğlunda sökmüyor.Burada herkes özgür,herkes modern…Kimse kimseyi takmıyor… Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Bugün kadrajımıza yansıyanlar
Haziran 28th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler, Kızım ve Ben |
Uzun zamandır Selin hanımı ihmal ettiğimin farkındaydım.Gerçi evde kadrajımıza yansıyan bir çok fotoğrafımız oluyor ancak biz dışarıda da kare vermekten hoşlanan ebeveynler olunca, bugün üstümüze çöreklenen sis perdesini araladık ve akşam yemeğimizi dışarıda yedik.
Dışarı çıkmaktan büyük keyif alan Selin hanım için bugün ekmekli kadayıf tadında bir gündü.Çok seviyor dışarı çıkmasını ve gittiğimiz restaurantlarda tam bir hanımefendi gibi davranıyor. Hiç bir şey öğretmiyoruz ancak bizimle birlikte oturup tok olsa da yemek yemesi onda büyük özgüven oluşturduğunu farkediyorum. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Fıtık olduk
Haziran 26th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Babamı salı günü bacağında oluşan rahatsızlık sebebiyle apar topar hastaneye kaldırdık.Siyatik ve bel fıtığı teşhisi koyuldu.Yapılan emar görüntülerinde beldeki iki kemik arasına sıkışan dokuların sağ bacağını kısmı felçe uğrattığı ve ameliyat olmassa felç olabileceği anlaşılınca dün ameliyata aldık.
Ameliyat normalden uzun sürdü ve sıkışan dokular temizlendi.Babam ise biraz olsun kendine geldi.Ancak çok kan kaybettiğinden şu anda 2 ünite kan veriyoruz ve beslenmesini serumla sağlıyoruz.
Genel durumu iyi,toparlanmasını ve taburcu olmasını bekliyorum.
Merak eden,arayıp soran tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Bir kaç gün ortalıklarda olmayışımın sebebini buna bağlayabilirsiniz.
Fyi
Facebook'a aktar.Comments Off
Gönüllerde kazandık
Haziran 25th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Türkiye Euro 2008 yarı final karşılaşmasında tüm maçlardan daha özgüvenle,daha bilinçli ve sağlam oynadığı Amanlara karşı 3-2 yenilerek turnuvadan elendi.
Zaten talihimiz ters bizim.
Öne geçiyoruz.Golü yiyoruz.
Sonra mağlup duruma geçiyoruz.Beraberliği sağlıyoruz.
Sonra ,sonra…
Armutluk yapacak biri mutlaka çıkıyor ve yeniliyoruz.
Farkettiniz mi ? Almanların durum 2-2 olunca yüzlerinin rengi bizim ay yıldızlı formadan da kırmızıydı.Güzel oynamadılar.Ancak galip geldikleri için tebrik ediyorum.Yolları açık olsun.Oynadığımız ve tarih yazdığımız futbolla yeterince dünyayı tedirgin ettik zaten.Saha da kazanamadık ama gönüllerde kazandık.
Elenmemize sevinen bir sürü ülke olmuştur.
Fazla uzatmaya da gerek yok.
Almanya :3 Türkiye :2
Her şey ortada.
Facebook'a aktar.Comments Off
Popomundo gelişmeler
Haziran 25th, 2008 By Umar TürkoğluDiqi Life |
Popomundo dünyası girdiğim günden beri belki de internette oynadığım en uzun soluklu oyun olmuştur.302 gündür devam ettiriyorum ve oyundaki geçmişimle ve arkadaşlarımla epey yol katettim ve oyuna yeni arkadaşlarımı da katarak devam ediyorum.Oyunun ekran karşısında devamlılık teşkil etmemesi en beğendiğim yönü.Karakterinize ayıracağınız 15 dk bir zaman diliminde günlük yaptırmak istediklerinizi ve oyunda ki durumunuzu belirleyebiliyorsunuz.
Popomundo ile ilgili en son makalemin üzerinden 59 gün geçti ve karakterim bu zaman zarfında bir çok durumla karşı kaşıya geldi.Bugün bunlara değinmek ve yapmış olduğum değişiklikleri belirterek grubun referans alacağı bilgileri paylaşacağım. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Doğru odaklansa da gerçeği yansıtmayan portrelerim…
Haziran 24th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Resimlerime bakmayı seviyorum.Işık ile resim yapma sanatına öyle tutkunum ki ! Narsist damarlarım kabarıyor.Yanı başımda duran fotoğraf makinasının deklanşörünü otomatiğe alıp patlayan flaşın çıkarmış olduğu ışık süzmesinin altında kendimi seçmeye çalışıyorum…
Bir kararan ve bir aydınlanan çehrem altında neler neler gizli ? Bu gece patlayan flaşlar kendimi görmemi birkez daha sağlayacakmı acaba ?Bu ruh haline genel de karamsar ve çok yorgun olduğum anlarımda büründüğüm geliyor aklıma.Bir kadının çaresizlik ve yalnızlığıyla yüzleştiği akşamlarda sımsıkı sarılıp uyuduğu yastık misali…
Ne kadar zor oysa bir objektife bakıp o anla ilgili doğru duyguyu gerçek izleri resmedebilmek.Objektife yansıyan çehremle içimden geçirdiğim hislerimin aksi bir kez daha şaşırtıcı gelebiliyor.Zaman zaman yaşıyorum.Ben bu portrenin neresindeyim?Koybolmuşum,kendimi bulamıyorum…
Herkes narsist biliyor…Bilirse bilsin.
Işık ile resim yapma sanatına öyle tutkunum ki bir gün objektife bakıp içimdeki gerçek duyguyla çehremi odaklayıp gerçek resmi yakalayacağım.
Facebook'a aktar.Comments Off
Gel bir gece eylül olsun
Haziran 23rd, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |
Gidenlerin arkasından hatırlanacak sürekli bir şeyler bulunacağını düşünüyorum.Bir söz,bakış,tebessüm,ses,dokunuş…Anılar değilmidir bizi biz yapan ? Bir sonrakinin karşısına bir öncekinden edindiğimiz tecrübelerle kuşatmadıkmı benliğimizi ?
Hep bir daha olmayacak ! ,Yapmayacağım ! dediklerimizin yanılgısına bir kere daha düşeriz.
Sorgularız en incesinden hayatı neden ben ? Niye ben ?
Anlasana !
En büyük eserin yine kendin olduğunu.
Giriştiğin ve yol aldığın hayatta yaşadıklarının,seni oluşturacak değerlerin çıkaracağı sonuç yine sana varıyor.Gidenlerin bıraktığı değerlerle yeniden şekilleniyor.Farklı bir eser,farklı bir sen çıkıyor.
Biraz önce gidişimle ayrılığı tekrar yaşar oldum.Sanki o kapıdan hiç girmemiş gibi,sana hiç sarılmamış gibi,seni hiç sevmemiş gibi.Yine bir sevişmenin ardından ruhum çırılçıplak.Sancısı içimde.Gidenlerin arkasından hatırlanacak sürekli bir şeyler bulunacağını düşünüyorum yol boyunca.
Birde;
Giderken sarfettiğin sözlerin şiirselliğinde ay ve gece eşlik ediyor yalnızlığıma.
Aynı senin dediğin gibi ;
”Gel yine bir gece eylül olsun ! Çekiştirelim zamanın sessizliğinde ayrılığı.Bir ucundan sen tut acının,diğer ucundan ben ayrılığın.Boyna kondurulan bir öpücük gibi yumuşak olsun,heyecanlı olsun.Mümkünse eylül olsun.”
Benim hatırladığım gibi…
Facebook'a aktar.Comments Off
Bu sabahlar da olmasa…
Haziran 22nd, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Aslında pazar sabahlarının sakinliği insana çok şey hissettiriyor yazdırmak için.
O huşu içinde pencereye vuran kuş cıvıltısı ve dallardaki yosma yaprakların cilveleşmeyle karışık birbirlerine sürtünerek çıkardığı ses huzur veriyor.
Böyle zamanlarda ayaklarımı uzatıp,karnımın üzerine koyduğum kahvemle beraber ortamın bu müstesna durumları karşısında içimi boşaltırım her seferinde.
O yüzden geniş bir manzaraya bakan fransız balkonlu bir ev de yerlere kadar cam olan salonun camına vursun isterim aksim.Beni, bana şanşlı hissettirsin.
Böyle zamanlarda yüzünü yalayan rüzgar, kahve kokusunu buram buram estirir.Kuş sesleri zihnimi huzur doldurur yosma yapraklarla işbirliği yapıp.
Sonra çocuk cıvıltıları hakim olur ortalığı yırtarcasına…
Anlarım ki öğlen olmuştur.
Huzur seansı bitmiş, içeri geçme vakti gelmiştir.
Facebook'a aktar.Comments Off
Türk’ün yükselen değeri
Haziran 20th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |
A milli futbol takımımız katıldığı Euro 2008 futbol turnuvasında elde ettiği başarıya bir yenisini daha ekleyerek bir milletin örselenmiş duygularını yeniden harekete geçirerek adını yarı finale yazdırdı.
Hırvatistan: 2 Türkiye : 4
Milletçe özlemini duyduğumuz birlik ve beraberlik arayışımızı futbol sayesinde bulduğumuzu söyleyebilirim ve bundan sonra kaybetsekte yıllarca konuşulacak,izlettirilip nesillere örnek gösterilecek ”Türk’ün yükselen değerinin” ispatı bu başarıları herkes konuşacak.
Türk milli futbol takımı özlenen ve aranılan tabloyu bir kez daha bize yaşattı ve şu an itibariyle Türk olmanın haklı gururunu yaşıyorum.Gelin hep beraber bu haklı gururla övünelim ve bu coşkuyu yaşayalım.Evlerimizin camlarını,balkonlarımızı,iş yerlerimizin camlarını türk bayraklarıyla donatalım. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.