Erkekler dile gelse
Yeryüzünde yaşayan canlıların en tehlikesi erkeklerdir !
Bayanlar kızdıkları zaman böyle dile getirir.Daha yaratıldığı ilk andan itibaren yasak elmayla başlayan içinde ki aykırılık yüzyıllarla,kuşaklarla günümüze kadar gelmiştir erkeğin.Biyolojik ve zihinsel farklılıkları gereği anlaşılamaması ve kodlarının çözülememesi,kadın dünyasının erkekleri anlamakta kabusa dönüşen çabalarını gözler önüne sermektedir.
Bayanları erkeklerin olmadığı ama başka herşeyin olduğu bir dünya ya bıraksanız güllük gülistanlık olur herşey.Çünkü dünyanın en karmaşık ve çözümlenmesi en zor problemidir aynı zamanda erkek.Erkek dünyası neden böyle ? Hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz gerçekten ? Anlaşılmamak için mi böyle davranıyorlar acaba ?…

Klinik psikolog ve yönetim danışmanı Dr Alon GRATCH erkek dünyasını,kadınlara yardımcı olmak için yazmış.Örnek ve öneri hikayelerle iç dünyalarına inerek anlamaya,anlamlandırmaya çalışmış.
”Aşık bir kadınsanız,hep aynı tip adamlarla ilişki kurduğunuzu düşünüyorsanız,romantik ilişkilerinizin neden uzun süreli olmadığını,neden mutsuzlukla sonuçlandığını merak ediyorsanız,sevdiğiniz erkekle iletişim kurmakta onu anlamakta zorluk çekiyorsanız.”
Hemen D&R yolunu tutun o zaman derim.
Ancak anlatılan örnek ve öneri hikayelerinin yabancı ülke erkeklerinin davranışlarının altında yatan sebepler olduğunu göz ardı etmeyerek okumanızı da tavsiye ederim.Çünkü erkek var,bir de türk erkeği var.Avrupa erkeklerini bizim bayanlarımız türk erkeklerinden bir gömlek üstün tutsalarda ilişkilere bakış açısı anlamında her erkeğin karmaşık tavır izlediği klinik tespitlerle sunuluyor.
Genç kızların manita yapmaları için,erkek dünyası hakkında şöyle davranırsanız bu sonucu alırsınız vs vs gibi değil bu kitap.Öyle basit görülmesin aynı zamanda.Bu maksatla okunmamalı.Erkeğin dünyasında olup biten,psikolojik ve ruhsal anlamları ifade eden,klinik çalışmalar sonucunda davranışların altına inip ipuçları bulup genetik karakter çözümlemeleri yapan bir kitap.
Bu kadar zor yani erkek…
Anlamaya çalışmak ne derece doğru o da tartışılır.Ben okuyunca daha da kafam karışmıştı.Amerikan gençlik filmlerinin ismini andırsa da kitap,içerisinde tıp terimleriyle kurulu cümlelerin sıkıcılığı hemen sıkılmanıza sebep olabilir.
Detay : 277 sayfa , Orjinal adı : If Men Could Talk, Çeviren : Sibel SAKACI ,İlk baskı Ağustos 2002 , Okunduğu tarih : 20 eylül 2002 Cumartesi.
Kitaptan…
Bu kitapta incelediğim erkeklere özgü ilk iki özellik,erkeklerin duyguları hakkında konuşmalarının neden bu kadar zor olduğunu açıklıyor.Bu özellikler,erkekler tarafından diğer beş özelliğe bağlı acılara karşı psikolojik savunma aracı olarak kullanıldıkları için ilk başta ele alınmıştır.
Erkeklere özgü birinci özellik basit,ama temeldir.
Utanç {Erkekler ağlamaz}
Erkeklerin duygusal diyaloglara girmemelerinin en sık karşılaşılan nedenidir.Hepimiz utancın nasıl bir duygu olduğunu biliriz.İnsana,rahatsız edecek kadar acı verir.Her zaman farkında olmadığımız şey ise,bunun ne kadar yıkıcı olabileceğidir.Örneğin,ilişkilerde erkekler performansla ilgili utançlarını eşlerine yansıtırlar.Bunu eşlerinin görüntüsünü eleştirerek,bazı giysileri giymelerini isteyerek yaparlar.Bu tür bir etkileşimde,erkek eşinin göz alıcı olmasını ısrar ederek kendi yetersizlik duygusuyla ilgili utancından kurtulmaya ve bu yolla eşinden yansıyan kendi aksine bakarak kendisini daha iyi hissetmeye çalışırlar.
Utanç engelini yıkmak bütün erkeklerin açılmalarına yardımcı olursa da,çoğu erkeğin duyguların diline karşı daha derin ve daha çok sorun yaratan bir direnişi vardır.Bu erkeklere özgü ikinci özelliktir.
Duygu Yoksunluğu {Ne hissettiğimi bilmiyorum}
Erkeklerin kafalarının içinde yaşama ve kendilerini duygularından uzak tutma eğilimi,yakın ilişkilerinde açık bir dezavantajdır.Ama iş ilişkilerinde,hassas,aynı zamanda da yıkıcı bir sorun haline gelebilir.İlişkilerde,iletişimdeki utanç engeli görece daha çabuk yıkılırken,duygu yokluğu sorunu hemen hallolmaz.
Birisi hissetmediğinde ne yapmalı?
Çözümün bir bölümü duyguları olmadıkları yerde değil,oldukları yerde aramak.Öfke ya da depresyon gibi en nahoş olanlar da dahil tüm duyguları geliştirmek ve kabullenmektir.Çözümün diğer bölümü,erkeklerin donuk sakinliğine eşlik eden güç görüntüsünü kabullenmeyi,hatta bunu takdir etmeyi öğrenmek ve erkeklerin duygusal deneyimlerine onların kendi sahalarında katılmaktır.
vs… vs…. vs…
Toplam da 112 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 04 July 2008 dir

Mayıs 18th, 2008 at 19:48
tehlikeli olamayacak kadar aptalca hatalar yaptıkları kesin;)
Mayıs 21st, 2008 at 08:09
İyi de, biz erkek milletinin insanlarının, karmaşık, anlaşılmaz, tehlikeli falan olduğunu düşünmüyoruz ki; aksine düz ve yalın ve biraz da -sözüm meclisten dışarı- ‘küt’ oldukları kanaatindeyiz kadın olaraktan.:)))
Şaka bir yana da bazen üzülüyorum sizin adınıza. Ne edecen yaratılış işte. Bize cömert davranmış, size cimri. Hangi konuda mı diyorsunuz? E her konuda.:)
Haziran 22nd, 2008 at 11:31
Aslında bu tür ilişkilerde sorunu veya çözümü erkekte veya bayanda aramaktan ziyade insanı insan yapan duyguları bilmek ve karşı taraf erkek olsun kadın olsun hangi duyguları daha yoğun ( duygusal, kırılgan, sinirli…) olduğunu bilmek ve o duygulara nasıl cevap verebileceğini bilmek, ona göre tavır takınmak, başkalarını örnek alma uğruna hayatını bir kalıba sıkıştırmayıp, örnek aldığmız insanlardan sadece kendimize uygun olanı seçmek…… gibi bir sürü şey yazabiliriz, ama işin özü BİLMEK, ANLAMAK ve BUNU UYGULAMAK…