Baba beni blogger yap !

Mayıs 31st, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

Çocukların taklit etme yeteneğine hayranım.Boşuna dememişler ”Ağaç yaşken eğilir diye” Ne yaparsanız onu alıyor şimdi ki zamane çocukları.Ebeveynlerinin yaptığı ne varsa kopyalamak konusunda büyük yetenekleri olunca bazen sevimli oluyorlar.

Selin hanımda çok yetenekli bu konuda ve inşallah bana çekmez,benim gibi olmaz.Sürekli peşimde,sürekli ne yaparsam onun aynısını yapma peşinde.”Baban gibi bıyık bırakacağına,annen gibi saç uzat! diyorum ama dinletemiyorum.

Dün gece geç yatınca sabah biraz geç kalkarım diyordum ama nafile, sabah 8 de dikildik asker gibi. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Fetva veriyorum.Blog tutmak zinadır!

Mayıs 29th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Dün gece uykum kaçtı.

Nadir uykum kaçar, malum yarasa gibi yaşamaya başladığımdan beri gece geç saatlerde yatmaya alıştım.

Ancak dün gece erken yattım nedense.

Uyanıverdim.

Televizyonda Cnbc-e de Cannes film festivaline takıldım biraz.Sonra duramadım zaplaya zaplaya o kanal senin bu kanal senin gezintiye çıktım.Ne kadar gereksiz dizi,yayın ,program varsa gece kuşağında yayınlanıyor. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Çırak ustasını geçti.

Mayıs 29th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

Çırak ustayı geçmezse sanat ölürmüş;

Özlü sözlerde hafızam her ne kadar iyi gözükse de.Bu güzel yanı, hiç taşı gediğine koyma gibi çabalarla ziyan etmedim.Bu günse yine güzel bir gün ve yine güzel haberlerle dolu bir gün.O yüzden güzel bir söz içimizi açsın,kuşlar,börtü, böcük bugün sadece ve sadece Usta kalem, Sevgili Evren için ötsün istedim.

Sevgili Evren’i duymuşsunuzdur.Onun  bir dönem Aydın Life dergisinin köşe yazarıyken ki yazılarını okumuşsunuzdur.Hatta ve hatta onun yazarlığında,gerçek blog tadında ki web sitesinde onu keşfetmişsinizdir. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Mademki yaşıyorum öyleyse varım

Mayıs 28th, 2008 By Umar TürkoğluBlog sobeleri/MİM |

Gelişen teknolojiler,ilerleyen terminolojiler milenyumla beraber gelen değişim rüzgarı içimize içimize işledi.Bu bazen dilimize,bazen de karakterimize girdi, davranışlarımızı belirledi.Bazen de edindiğimiz huylarımızı,bizi biz yapan değerlerimizi  hallaç pamuğuna döndürerek tanınmaz duruma soktu…

Bu durumlarla beraber bizlerde farklı insanlar olduk.Birbirimizin davranışlarını beğenmez,eleştirir olduk.Haklı sebeplerimiz varmıydı? Evet vardı.Bu kadar insan populasyonun içinde bu kadar çeşitlilik beraberinde iyi ve kötü davranışları doğurdu.

İşte bu iyi ve kötü konular doğrultusunda Blog hastası Bendeniz arkadaşım tarafından Nelere varım ,Nelere yokum konusunda blog yazısı yazmam için sobelendim. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Cinsel yaşam kılavuzu +18

Mayıs 27th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Kitap/Okudum |

Cinsellik ergelik çağımdan itibaren en merak ettiğim konuların başında gelmiştir.Cinselliği ailemde bana öğreten,anlatan biri olarak babamı,annemi referans olarak göstersemde kitaplardan daha çok istifade ettiğimi söyleyebilirim.Cinsellik ne gariptir ki, insan hayatında ihtiyaçlar sıralamasında yemek içmek kadar doğal gereksinimlerin başında gelmesine rağmen, aileler bunu çocuklarına aktarırken genelde beklenenin altında ilgisiz kalır,ya da hiç lafını bile ettirmez.

Böyle olunca merak edilene karşı olan ilgi dozu artar ve doğru olmayan bilgilerle büyümek,doğru olmayana yönelerek büyümek kaçınılmaz olur.Bu bilgi eksiklikleriyle büyümek,ilişkilerde cinsel sorunları da beraberinde getirir.

……..                                       

Anlatılanlar,yazılanlar,çizilenler her ne kadar teorik olsa da uzmanlar cinselliği ”Kazanılan bir beceri”  olarak tanımlıyor.Yani cinsel yeteneklerimizi doğru dürüst kullanamamızın sebebini onlardan habersiz olmamıza bağlamamız yönünde bizi uyarıyorlar.Ne acıdır ki ! Çoğu ilişkinin deforme olmasının altında yatan gizli sebep cinsel uyumun yakalanamaması ve isteklerin karşı tarafa düzgün şekilde ifade edilememesinden kaynaklanıyor.

Toplumun aşamadığı,eşlerin aşamadığı bir tabu olarak gösterir cinselliği bazı çevreler…

Bazı çevrelerde,eğitimsizlik,bilgisizlik diyor.

Ergenlik çağım da bu yön de bilgilenmek için edindiğim kitaplardan biri ANNE HOOPER-CİNSEL YAŞAM KILAVUZU olmuştu.Erkek ve Kadının en çok zevk alabileceği noktaların altını çizen,sağlıklı cinsel bilgilerle donatılmış,görsel,örnek hikayelerle sekste uyarıcı noktaların bilinmesine,orgazm olamama,G noktası,Klitoris gibi kadın cinsel uyarıcı noktalarına kadar aydınlatıcı bilgilerle,cinselliği ve seksi bilinçli yaşamayı öğreten,beceri kazanmaya sevk eden bir kitaptı.

Bu bilgiler doğrultusunda cinsellik ve seks konusunda ne kadar tecrübe edindim tartışılır ancak cinselliğe ve sekse olan bakış açımda büyük oranda değişme olmuştu.Çünkü o zamana kadar zihnimde,seyrettiğim filmlerde, seks unsuru abartılı olarak işleniyor,arkadaşlarımın yaşadığı tecrübeler ise inandırıcı gelmiyordu.Nedense erkekler bu konu da kendilerini doğuştan yetenekli gördüklerinden bilgili olmak için ya da doğru bilgileri edinmek için bir çaba sarfetmek işlerine gelmiyordu.

Karşı cinsle olan münasebetlerinde ise, porno kültüründe gördüklerini tatbik etmenin başarılı bir cinsel yaşam getireceğini düşünüp öyle davranıyor.Partnerinin hisleri,kendini nasıl hissedeceği,uyarılıp uyarılmayacağı,ne istediğine önem vermeyerek eğoist ve aceleci tutum sergiliyorlardı.Bu da beraberinde uyuşmazlık getirmiştir her zaman.

ANNE HOOPER sağlıklı bir cinsel yaşam için vermiş olduğu bilgilerde cinsel yeteneklerimizin neler olduğunu,nelerden hoşlandığımızı,uyarıcı bölgelerimizin neler olduğunu bilmemiz gerektiğini ve bunu partnerimize açık ve net ifade ederek yönlendirmeler yaparak seksten ve cinsellikten daha fazla zevk almamız gerektiğini belirtiyor.

Bunları uygulayarakta çiftlerin cinsel yaşamlarında beceri kazanmasını hedefliyor,öğretiyor.

Kitap içeriği çok zengin bazılarına değinecek olursam;

-Sekse olan ilgimi nasıl dile getiririm?

-Eşimin isteklerine uyum sağlamak için ne yapabilirim?

-Eşimin kısıtlamalarını aşmasına nasıl yardımcı olabilirim?

-Eşimi iyice kışkırtmak için ne yapmalıyım?

-Yatakta ne istediğimi nasıl söyleyebilirim?

-Sevişmede daha çok yakınlaşmayı nasıl sağlarım?

-Eşimin azalan isteğini nasıl canlandırabilirim?

-Cinsellik bizi bütünlük duygusuna nasıl ulaştırır?

-Gebeyken de doyurucu bir cinsellik yaşayabilirmiyim?

-Geri çevrilme korkusunu nasıl aşarım?

vs ,vs,vs,…

Kitapta bu bilgiler ışığında her bölüm için ayrıca örnek olaylarla uzman görüşü belirtilerek sorunların nasıl aşılabileceği de gösterilmiş.Şöyleki;Yatakta ne istediğimi nasıl söyleyebilirim? konusunda ki örnek olay ve uzman görüşü aşağı da bulabilirsiniz.

Adı: Irene

Yaş:22

Evlilik durumu:Bekar

Cinsel yönü olan ikinci birlikteliğini yaşayan Irene,ilişkisinden istediğince fiziksel haz almadığının bilincindeydi.”Hiç orgazm olamadım!” dedi.Oysa bir şeylerden yoksun olduğumu bilecek kadar okudum.Tom harika biri,ama hep çok aceleci davranıyor.Bu yalnızca cinsel değil,tüm yaşam için geçerli.Yatağa girdiğimizdeyse ben daha yeni heyecanlanmaya başlamışken,onun işi bütünüyle bitmiş oluyor.Birazcık yavaş olsa doruğa ulaşabilirim sanıyorum,ama bir şeylerin değişmesini istemekte bana çok zor geliyor.Yatakta iyi olmadığını düşündüğümü sanarak çekip gideceğinden korkuyorum.Oysa durum öyle değil.Farklı bir hıza ihtiyacım var,ama söylemeyi göze alamıyorum.

Uzman Görüşü:

Burada çözümlenmesi gereken konu,Irene’nin yanıtlarından korksa bile,zor soruları sormayı öğrenmesi gerekiyordu.O na ilk işi kendi kendini uyararak orgazm olmayı öğrenmesi gerektiğini anlattım.Cinsel tepkilerini keşfettikten sonra sonra,bu bilgiyi Tom’la paylaşarak ilişkisine yansıtabilmesi gerektiğini de.İkincisi ise zor gelen durumlarda bile isteklerini bildirebilmesi için,bu konuda ki temel ilkeleri öğrenmesi gerektiğiydi.Önceleri kolay örnekler kullanacak,daha sonra da bunları eşiyle yatakta uygulayacaktı.İzleyen aylarda Tom’u hala biraz frenlemek gerekiyordu,ama Irene’nin onun gölgesinden çıkıp kendini bulabilmesi için işleri yavaştan alması gerektiğini anladı.Ayrıca,onu uyarmaktan hoşlanmayı da öğrendi ve gitgide bu ona çok heyecan verici gelmeye başladı.

Aslında üstünde konuşmayı beceremediğimiz konular okuyunca ve bilgilenince daha basit ve aşılabilir konular olarak karşımıza çıkıyor.Geriye varsa sorunları uygun bir dille konuşarak aşmak kalıyor.

Bilgiler gerçekten çok aydınlatıcı ve geliştirici.

Erken yaşta edindiğim ve okuduğum ancak o zamanlar ne, nedir? pek anlam veremesemde gayret ettiğim bir konuydu cinsellik.Bu günlerde ise anladığım,olgunlukla karşıladığım ve konuşmaktan keyif aldığım bir durum.

Başa dön

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Çarşı miami’ye de karşı :)

Mayıs 25th, 2008 By Umar TürkoğluAktivitelerim, Kızım ve Ben |

                        

Şirketimiz bünyesinde iki sene de bir yapılan  futbol turnuvası sona erdi ve kazanan takıma Miami yolları gözüktü.Musabakalara aileleriyle katılan futbolcular spor aktivitesiyle yarışırken,eşler ve çocuklarda bu coşkuyu eşlerine destek vererek yaşadılar. Avrupa Yakası isimli takımımız lig usulu yapılan turnuva da 4 maçta 1 galibiyet,1 beraberlik,2 de mağlubiyet alarak gruptan çıkamayarak  turnuvadan elendi.

Ataşehir de yapılan dev organizasyona katılım büyüktü ve işin ucunda Miami de yapılacak uluslar arası turnuva olunca takımları hırs bürümüştü.Her zaman söylüyorum işin ucunda ödül,menfaat olan hırsı sevmiyorum.Miami’ye gidecek oyuncuları seçme işi ise eski Fenerbahçe futbolcusu Şenol tarafından organize edildi.

Önemli olan dostluk ve kardeşlikti.

Turnuvaya katılmayan ama organizasyonda herkesten farklı bir takım vardı ki gönülleri fet ederek herkesin sevgisini kazandı. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Hepimiz deliyiz dedik inanmadılar

Mayıs 25th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

15 Şubat Eurovision şarkı yarışması için Trt sütüdyolarında Mor ve Ötesi’nin ”Deli” şarkısının lansman duyurusu yapılınca 2008 eurovision için dileklerimi burada belirtip yarışma ile ilgili Trt tutumundan ve Mor ve Ötesi’nin yarışma için iyi bir seçim olduğunu, yarışma için dereceden çok yarışmanın ve eğlenmenin esas olması gerektiğini uzun uzun bahsetmiştim.

Bu gece bu satırları Trt karşısında oylamaları da izleyerek yapıyorum ve gelen oyların komşu ülkelerin birbirlerine verdikleri oylarla neticelendi.Gerçi günlerce tüm dünyaya Mor ve Ötesi ile  Deli-yiz dedik ama inandıramadık.Türklerin çok akıllı bir millet olduğunu bildiklerinden puanlama da cimri davrandılar. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Yaşam gayesi ne olmalı?

Mayıs 24th, 2008 By Umar TürkoğluBlog sobeleri/MİM |

Arkadaşlarımla bebek sahilinde buluşmak,sohbet edip bir şeyler içip zaman geçirmek için yola çıktığımda saat 22:15 di.Anahtarlarımı aldım ve evimizin otoparkının bulunduğu kısımdaki güvenlikten arabamı alıp iyi geceler dileyip yola çıktım.Nişantaşından,akeretlere geldiğimde evden ayrılmama 5 dk olmamıştı ki önce ayağımda bir karıncalanma, kramp hissettim.Sonra bir çarpıntı geldi.Biraz dayanırım diye düşünüyordum ki gaza her basışımda kramp daha da canımı acıtıyordu.

Dayanamayıp,dörtlüleri yaktım,sağa çektim ve arabadan inerken düşüp bayıldım.Bayılmak hayatımda ilk defa yaşadığım bir duyguydu.Ve açıkçası rahatlık hissettirmişti bana ayıldığımda.Vucudumda bir ağırlık vardı sanki bayılmamla bir yük atmıştım üzerimden.Anlamsızdı hissettiklerim ama bana dinginlik veriyordu. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Lost sezon 4 bölüm 13 Final bölümü 29 mayısta yayında

Mayıs 23rd, 2008 By Umar TürkoğluLost |

                                          

Lost dizisinde günceli yakalayıp takip ettiğimden bu zamana,her hafta bölümleri izleyip,izleyecek tutkunları için blogumda bölüm kritikleri yapıp, geniş çaplı bölüm konularını yayınlıyorum.Bunda ki amacım Lost severlerin sadece bölüm linklerini değil,bölüm kritiklerini de okuyabileceği bir ortam sunmak…

Eskiye nazaran daha fazla izleyiciyle buluştuğunu dile getirebilirim çünkü Digitürk te yayınlandığı zamanlar sadece belirli bir izleyicisi vardı.O zaman fısıltıları duyuluyordu.Ama TNT bu durumu değiştirdi ve lost dizisini yayınlamaya başladı.Pazartesi günleri 21:15 te Sezon 1 den itibaren yayınlanıyor. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Petula Clark-Downtown

Mayıs 22nd, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

                                          

İlk olarak Lost dizisinin sezon 3 bölüm 1 in de juliet’i konu alan sahnelerinden birinde dinlediğim ve çok hoşuma giden Petula Clark‘ın Downtown şarkısı bu günlerde tv de bir araba markasının {Chevrolet-Aveo} reklam müziği olarak kulağıma tekrar çalınınca yayınlamak istedim.

Çok begendik ama sürekli burdan mı dinleyeceğiz diyorsanız.O zaman burdan teşrif ediniz. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off