Oyun saatleri
Haftadan haftaya gördüğüm Selin hanımı çok özlüyorum.Eve geldiği kısa hafta sonu tatillerinde onunla oyun oynamak,hayatın sorumluluklarından uzaklaşıp zihni boşaltmak çok keyifli.Ama onu yayasına bıraktığımız zaman ki ayrılıklar da bir o kadar acı.
Bu yeni duruma ve döneme ebeynler olarak alışmaya,gayret etmeye çalışıyoruz.
Her akşam yaptığımız ve alışkanlık edindiğimiz 20:00 ila 21:00 arası kuşaktaki oyun saatimizi artık hafta sonları gerçekleştirebiliyoruz.Eğlence ve oyun anlayışımız çok farklı.Hadi boya kalemleriyle resim çizelim,hadi şu enstrumanı çalalım vs kalıplaşmış girişimlerimiz yok.Tamamen doğal,elimize hangi oyuncak,ev gereci,kap vs geçerse eğleniyoruz.
Aldığımız oyuncakların hiç birinin değeri yok.Selin hanımın ilgisi hep başka şeylerde.Yakşalık 1 senedir bılaşık eldiveniyle oynamaktan keyif alıyor.Yoğurt kabı,pet şişe kaşık,çatal yetiyor.Sevdiği şeylerin plastiklerini aldım yine oynamıyor.Bılaşık eldivenini alıp parmaklarını içine sokmaya bayılıyor.
Bana tuhaf geliyordu ama bende alıp bir kaç kez deneyince yumuşak geldiğinden hoşlanmaya başladım.Marketten bılaşık eldiveni alırken her renginden alıyorum çeşitlilik olsun diye.Yoğurt kapları da çok populer bizim evde.İçine küçük oyuncakları doldurup kapağını kapatıp sallayıp ses çıkarmaktan çok hoşlanıyoruz.
Durum bu olunca benim düştüğüm maskara durumlarım çok fazlaca oluyor.
Zaten şebekten ne farkım var ki? Tek fark blog yazabilen şebek olduğum :)
Bu gece çok eğlendim.Arada yoğurt kabıyla kafama bir kaç darbe indirdi ama genelinde iyiydi.Resim çekilirken bariz poz girişimleri ve foto çekme merakı başladı.Tutup gösteriyorum bak şuraya bas diyorum flaş patlatınca çok zevk alıyor.
Resimlerimizi flaş patlatmadan çekiyoruz.Resim çekilirken flaşlı çekim yapıyorsanız çocuklarda göze doğru flaş patlatmayın.Flaşsız çekin.
Selin hanımın yanında bacak bacak üstüne atıp kanalları zaplayan despot ilgisiz biri olamıyorum.Sürekli iletişim içerisindeyiz.Gelip mutlaka ınınınnınn mınımıınmıımmınım yaaaaa diye söyleniyor.Yaaaaa kısmını öyle vurgulu söylüyor ki kızgınlık ve şikayet ettiğini anlayabiliyorum.
Artık kelimeleri rahatlıkla söylemeye başladığından bazen ne söylesem tekrarlıyor.
Öğrenmesini istediğim kelimeleri söyleyerek öğretiyorum.
Kalk!!-{sabahları}, Babba-{bana seslenirken},Aloş-{telde},Ditt-{kızdığında},Bak-{bir şey gösterecekse},eee eee-{uyumak istediğinde},Annnessiii-{alin’e seslenirken},kokk-{çoraplarını çıkarıp bana koklatırken} en sık tekrarladığı kelimeler…
Ve daha neler neler…

Toplam da 148 defa.Bugün ise 0 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 04 July 2008 dir

Nisan 20th, 2008 at 06:40
İşte bu var ya, dünyanın en güzel görüntülerinden biridir. Bir baba ile çocuğunun oyun zamanı. Harika zaman geçirildiği ve çok eğlenildiği nasıl belli. Bu kız çok tatlı yahu. Maşallah… Çilekli yoğurt gibi. Bulaşık eldivenleriyle şimdi doyasıya oynasın tabii, nasılsa ileride nefret edecek onlardan.:))
Nisan 20th, 2008 at 21:46
Uww uww uww yerim ben sizi =)
Umar umarım bende bir gün bu zevki yaşarım, seni örnek alarak ;)
Mayıs 9th, 2008 at 12:41
hehehe yoğurt kovasından şapka olayı harika bir fikir :) Selin hanım seninle güzel eğleniyor yahu
Haziran 30th, 2008 at 08:02
Dünyada çok az şey bir baba ile çocuğun oyunlarında ki aydınlıgı taşır. Ne mutlu Selin’e yaşamında ki sevinçleri tesadüf olmayacak.