Lost sezon 4 bölüm 9 The shape of things to come

Nisan 29th, 2008 By Umar TürkoğluLost |

Dünyanın gözü ve kulağı üzerinde olan lost dizisi için verilen aranın biraz anlamsız olduğunu düşünenlerdendim ve açıkçası sürekli oyalandırıldığımızı düşünerek hevesimi yitiriyordum ki dizi geçtiğimiz perşembe amerikan abc kanalında yayınlanınca ve bomba gibi giriş yapınca açıkçası böyle düşünmekle kendime bile şaştım.

Birazdan ayrıntılarıyla Lost sezon 4 bölüm 9 shape of things to come bölümünün detaylarına ve kritiklerine değineceğim ancak ondan önce bu bölüm ile ilgili küçük bir detay var onu belirtmek istiyorum. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Mutluluk nedir baba ?

Nisan 27th, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

                                        

Mutluluk,önceden düşünülmüş hisleri harekete geçirmekle elde edilemez kızım.Saman alevi gibi parlar ve söner mutluluk böyle olursa.Önemli olan bunu yaşam felsefesi haline dönüştürüp zevk alarak yapmak,görev edinmek değil kastım.Hissetmek bir ölçüde…

Mutluluk küçük şeylerin altında yatan ayrıntılarda gizlidir…

Görebiliyorsan günlük yaşamında…

Sıklaştırabiliyorsan adımlarını bu yönde…

O zaman sana yakındır demek mutluluk…

Benim için mutluluk,içtiğim su,kokladığım hava ve seyrettiğim manzaradır …

Böyle küçük şeylerdir mutluluk…

Başa dön

Facebook'a aktar.

Comments Off

Tuğba ekinciden herkese condom {+18}

Nisan 27th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Estanteneler |

Dikkat çekmekte kimsenin eline su dökemeyeceği sanatçı TUĞBA EKİNCİ önceki albümünün populerliğiyle asker kitlesini önüne ve arkasına alarak AIDS ‘e NUFUS PATLAMASINA,CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLARA vurgu yaptığı CONDOM şarkısıyla gündeme bomba gibi düştü.

Güzelliği cezbeden…

Askerlerin gözbebeği olan…

Her zaman dikkatleri üstünde toplayan ve eleştrilerin göbeğinde olan…

Acaba övsün ya da küfretsin ama herkes benden bahsetsin demeye mi getiren ? Ünlü sanatçıyı sosyal içerikli şarkısından dolayı kutluyorum.Biz insanların bir belden aşağısına el atılmamıştı sağolsun attı…

Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Shall we dance ms selin

Nisan 27th, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

Romantik bir müzik eşliğinde dans etmenin dayanılmaz hafifliğini bilen biri olarak dans etmekten çok büyük keyif alıyorum.Özellikle sevdiğim bir sanatçı söylüyorsa eririm,biterim…

Whitney Huston,Celine Dion,Elton John bu müziklere örnek verebileceğim sanatçı sıralamasında ilk sıralarda gelir.Evde bu üç sanatçının şarkılarının albümleri çalınca ister istemez insanın dans edesi geliyor.

Bu sabah güzel estanteneler eşliğinde sabah kahvaltısını müteakip içimizi kıpır kıpır yapan sevinçle beraber uzun zamandır çalmadığım albümlerden ”Celine Dion -MAP TO MY HEART ”ını çalınca yerimizde duramadık ve Selin hanımla uzun uzun yanak yanağa verip dans ettik. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

İçimi şefkat dolduran sabahlar

Nisan 27th, 2008 By Umar TürkoğluDoğaçlama |

Yağmur sonrası istanbul her zaman hoş kokusunu sarıyor üstüme.Dün kapalı ve yağmurlu bir günün ardından bu sabah yağmur sesi kulağımı okşamıyor.Fırıncının taze poğaça ve açma kokularının esintisi geliyor uzaklardan.Güzel bir kahvaltıya ötüşen pencere önü serçeleri eşlik edicek yine.

Pencere açık ve içeriyi dolduran gözleme kokularına karışan bahar esintisi sarmış her yanı.

Her meleğin bir yağmur tanesiyle indiği toprak bende burdayım diyor…

Bugün pazar ya,kuşlar daha sevecen bu sabah.

Sıcak bir hahve,bir bardak portakal suyu ve güzel bir sabah kahvaltısı…

Bir de yağmur sonrası istanbul…

Şefkatini sarıyor…

Başa dön

Facebook'a aktar.

Comments Off

Çilek keyfi

Nisan 26th, 2008 By Umar TürkoğluKızım ve Ben |

Selin hanım hafta sonu ziyaretlerinden birini daha gerçekleştiriyor.Kendimi bir an kocamış ve iyice yaşlanmış Selin hanımda ziyaretimize gelmiş  hissediyorum.Nasıl mutluyum,nasıl keyifliyim anlatamam.Ağzım kulaklarımda 32 diş ortada.Yiyor,içiyoruz,oynuyoruz.Çocukluğumun hafta sonlarını nasıl iple çekiyorsam şimdi de durum aynı.

Selin hanım ziyaretlerinde hiç eli boş gelmez efendim.Mutlaka elinde bir baklava,bir meyve,bir kolonya vs alır gelir.Eli cömert gönlü zengindir.Bu huyunu da ihtiyarlamış,kocamış babasından almış…

Bu gelişinde buram buram çilekler getirmiş bana…

Sevmeye yeni başladığım çilekleri günde üç öğün yer olmaya başladım bu ara…

Sabah kalkıyorum su iççem mesela dolabı bir açıyorum buram buram çilek kokuyor başlıyorum yemeye…

Durdurabilene aşk olsun. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Madonna {+18}

Nisan 26th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Estanteneler |

50 yaşına girmesine rağmen çıtır kadın imajından bir şeyler kaybetmeyen Madonna son albümü ”Hard Candy” ile adından sıkça bahsetirmeye,iş müziği paraya çevirmeye gelince de dünyanın en başarılı şarkıcısı olduğunu kanıtlamaya devam ediyor.

Her daim gündemde ve yaptıkları ortalıkta.

Cesaretli,Seksi,Davetkar,İstekli ,Çılgın…

Aşk için yaratılmış.

Kim istemez ki !? böyle bir kadını… Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Popomundo karakterim

Nisan 26th, 2008 By Umar TürkoğluDiqi Life |

İnternet oyunlarıyla pek haşır neşir olmasamda bir şekilde bulaşıp 243 gündür devam ettirdiğim Popomundo oyununda ki DEMİRHAN İNAN karakterimi yönetmeyi devam ettiriyorum.Popomundo oyununa arkadaşlarım tarafından sürüklendim ve en uzun soluklu oynadığım oyun olduğunu söylebilirim.

Çok keyif alıyorum karakterimi yönetirken ve sürekli ekran karşısında devamlı oynamayı gerektirmediği içinde çok zaman kaybetmiyorum.

Popomundo internet üzerinden oynanan bir ”Rol yapma” oyunudur,oyuncular sanal müzik sayesinde şöhrete kavuşmaya çalışırlar.Oyun gerçek zamanlı oynanır ve siz oynamıyorken bile karakteriniz gelişmesini sürdürür.Hiç bir zaman bilgisayara karşı oynamassınız,İlişki kurduğunuz her karakter dünanın bir noktasında oyunu oynayan gerçek bir kişidir.

Oynamak çok basit Buradan girip üye olup oynamaya başlayabilirsiniz. Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off

Benim hüzünlü orospularım +18

Nisan 25th, 2008 By Umar Türkoğlu+18, Kitap/Okudum |

Başlık janjanlı olunca google sıralamasında dikkat çekmek isteyen kişiliğim kıpraşıyor ve tavan yapmış yazılar yazmak içimden geliyor.Ama arkasından efendi kişiliğim gelip bir öğretmen edasıyla diğer kıpraşan kişiliğimin ensesine bir şaplak atıp ”Efendi ol bakim,seni efendi kişiliğimle döverim !” diyince ister istemez içimdeki orospu yanıma ket vurmak zorunda kalıyorum.

Her insanın içinde orospu bir yan vardır derler…

İnanmayın efendim çok bilmişlerin lafıdır… 

Hepimiz efendiyiz ! Hepimiz namusluyuz !

Giriş cümlelerimin akıcılığına kapılıp içerik olarak istanbulun sevimli orospularından bahsedip,telefonlarını vereceğimi umanlar varsa uzayabilirler lakin bundan sonra gelecek cümlelerimi beyefendi kişiliğimle yazılacaktır.

            

                   Benim Hüzünlü Orospularım…

                      Gabriel Garcia Marquez 

Kitap dünyasıyla bir kere haşır neşir olunca insan tutkunu haline geliyor ve zamanla tüm bilgileri içinde barındırmak isteyen kütüphane ideollerinin temellerini böylece zihne atılmaya başlanıyor.Sosyal olmayı eğitimli olmaya daha çok tercih etsemde günceli takip etmek ve her bilgiye herkesten önce ulaşmak isteğimde haylice fazla.

Aslında çaktırmadan ikisini de bir arada götürüyorum.

Yine böyle düşündüğüm zamanların birinde almıştım ve bestsellerden inmeyen bir kitaptı.

2 saat zaman ayırarak bir solukta okumuştum.

Hatta Burada A.S.PUŞKİN’in GİZLİ GÜNCESİ’ni tanıtırken başka bir akşam bu kitaba da değineceğimi belirtmiştim.Sözümü tutma vakti şimdi…

”Hoşa gitmeyecek hiçbir şey yapmamalısın,diye yaşlı Eguçi’yi uyarmıştı handaki kadın.Parmağını uyuyan kadının ağzına sokmamalı ya da ona benzer bir şeye kalkışmamalıydı.”-{Yasunari Kavabata-Uyuyan güzeller evi kitabından}

Gabriel Garcia Marquez ;”Doksanıncı yaşımda,kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim.Aklıma Rosa Cabarcas geldi,hani şu gizli genelevinde eline yeni bir parça düşer düşmez hatırlı müşterilerini haberdar eden kadın.”Diye başlamış kitabının ilk satırlarına  ve sonrasında bakire kızla olan fiziksel birleşmeden çok zihinsel düşlerini aktarmış.

Arka kapak ise Ustanın bu yeni romanı yaşlılığa,cinselliğe,aşka ve ölüme bir güzelleme diye tanıtmış.

Gizli Günce kadar müstehcen olmamasıyla beraber dikkat çekici bir yanı var.

Yaşlı adam,genç kız geçmişe iç geçirmeler,aşk ve seks…

Yaşlanınca geçmişe olan özlem ve geçmişte yaşananlara olan istek daha belirgin bir hüzünle kuşatır insanı…

Bu kitap bunu bariz çağrıştırıyor.Okunması içinde çarpıcı gerçeklerle donatıyor.Ustalıkla anlatıyor.

Okunabilir…

Her zaman edepli konuları deşeceğiz diye bir şey yok !

Edebiyatın edeplisi,edepsizi olmaz.

Evrensel bir ar duygusuyla kuşanmıştır edebiyat,sanat…

İlgimi çekmişti.

Bu da okunması için bir sebepti.

Başa dön

Facebook'a aktar.

Yorumlara kapalıdır. »

Futbol müsabakalarını milli değerlerin üstünde görmek

Nisan 24th, 2008 By Umar TürkoğluEstanteneler |

2 hafta boyunca tv kanallarında haber izlenmez,gazeteler okunmaz !

Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesi ve sonrası medya gündemi belli oldu.Öncesi karaborsacılar,stad güvenlikleri,sonrası yaşanan arbedeler,çıkan kavgalar.Leyleğin ömrü iki laklak misali.

Hep aynı terane.

Bir futbol müsabakasının gerilimini taraftarın üstüne bir hafta önceden yükleyip çıkacak olaylardan fırsat kollayan kesim başka türlü kendini okutturamaz bir başka deyişle seyrettiremez ki ! 

Taraftarı bıçak biler gibi sivriltmeye,birbirine kırdırtmaya kimselerin hakkı olamaz !

Hani spor dostluk ve kardeşlikti !

Yalan ! Devamı için tıklayınız… »

Facebook'a aktar.

Comments Off