Kantocu

Şehir tiyatroları izleyicisine perde dediği günden beri sürekli kendime oyunlarda yer ayırtmanın zamanı geldi diye telkinlerde bulunuyordum.En sonunda ataletsizliğime son verip Kağıthane Sadabat Sahnesinde sahnelenen ”KANTOCU” müzikaline gittim.

Kaynağını her ne kadar eski yunandan alsa da ”rollerle belirli bir seneryoyu seyirciye aktarma”tiyatroyu seviyorum.Çocukluğumdan beri üzerimde büyük etkisi olan bu faaliyet için her zaman kendime fırsat yaratmışımdır.İstanbul da sahne sayısının az olmasına,tiyatroya eğilimin,tiyatro oyuncusunun emeğine verilen değerin az olmasına rağmen tiyatroya gönül veren bir kesim insan hala bu değeri ayakta tutmaya çalışıyor.

Bu açıdan sinema yerine insanların tiyatroyu tercih etmesini tavsiye ediyorum.Şehir tiyatroları hala ucuz ve oyuncu kalitesinden değer yitirmiş değil.Dizilerde gördüğünüz insanların bir de canlı performanslarını izlemek,oyunculuğuna şahit olmak gerçekten özel kılıyor insanı.

Tiyatral sahnelenen oyunların bana göre en populerleri şüphesiz ki müzikal oyunlar.Seyir kalitesinin en yüksekte olduğu bu oyunlarda eğlenmek,tempo tutup oyuna iştirak etmek,duygulanıp içlenmek olağandır.Ayrıca oyuncunun sergilenen oyuna verdiği emek ve performansın en yüksek seviyelere çıktığını,bir oyuncunun müzikal oyunlarda daha istekli ve verimli olduğunu izlerken anlayabilirsiniz.

Bu bağlamda KANTOCU oyununa kısaca değinecek olursam;Cumhuriyet dönemi öncesine değinilen oyun da,türk kadının sahneye çıkmasının büyük mücadeleler sonucu ortaya çıktığına vurgu yapılmaktadır.Türk kızı bihterin kendine rum kızı süsü vererek Kantocu olarak çıktığı sahnelere oyuncu olarak çıkmasını,ermeni oyuncularla acı,tatlı rekabetini anlatır.Oyunun yazarı ve yönetmeninin Haldun DORMEN olduğunu göreceksiniz.Oyuncu kadrosu hakkında detaylı bilgi edinmek içinse KANTOCU tıklayarak bilgi edinebilirsiniz.

                                                        

İstanbul sahnelerinin benim için en önemlilerinden birinin Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi olduğunu belirtmek isterim.Lakin yeni açılan ve Muhsin Ertuğrul Sahnesi Aralıkta start alacağı için seçtiğim Sadabat Sahnesinden de çok etkilendim.Kağıthane belediyesi başkanı Fazlı KILIÇ ‘ın kağıthanelilere çok güzel bir armağanı olmuş.Sahne Gaziosmanpaşa Sahnesi gibi düğün salonun üstünde değil ve köhne değil.Mimari özellikleri ve planı,ses akustiği özel bir çalışmanın sonucu olduğunu gittiğinizde göreceksinizdir.

Son olarakta tiyatral oyunlara kalabalık gidildiğinde zevki apayrı olur.Bir kaç saatliğine de olsa aynı hislerin içinde bir arada olmak,aynı havayı solumak,eğlenmek birlikte geçirilen zamanı daha da önemli kılar.Bu açıdan kırmayıp geldikleri için Alin ve Linda hanıma da ne kadar teşekkür etsem azdır.

Toplam da 51 defa.Bugün ise 1 defa okunmuştur.Son okunma tarihi 04 July 2008 dir

Yazı editörü Umar Türkoğlu on Kasım 29th, 2007 | Kategorisi Aktivitelerim |

Yorumunuzu belirtiniz