Geceler geldi dayandı kapımıza
Eylül 30th, 2007 By Umar TürkoğluDoğaçlama |
Feridun Düzağaç’ın bir şarkısı çalıyor…
Yorgun gelinmiş bir akşam,
Henüz yorgunluk atılmamışken müziğin tınısı ve melodisi bir filmin içinde gibi hissettiriyor.
Dışarıda oluk oluk yağmur yağıyor.Yağmurdan sırıl sıklam olmuş vaziyette nereye gideceğini bilmeyen bir adam kaderine doğru yol alıyor.Birden bir şemsiye uzanıyor,ıslanmaması için onu koruyor.Tanıdık bir yüz.
Kısa bir sessizlik yaşanıyor.
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
İclal aydın-Yaz bitmesin
Eylül 23rd, 2007 By Umar TürkoğluKitap/Okudum |
Kitap okuma oranların da ki artış ve yayın evlerine gösterilen ilgi,kitap dünyası için üretilen her türlü araç ve gereçi arttırdı.Hatta şöyle söyleyebilirim ki!Bazı yayın evleri bir kitap aldığınızda,o kitapla ilgili kısa bir özetin olduğu kitap ayıracını,kitabın ön iç kapak sayfasına,koparıp kullanabilesiniz diye sunmaya başladılar.
Okuyucu için küçük bir jest.Hatta bazı yazarlar daha ileri giderek kitabın sesli cd’sini de size sunuyor.Böylece uzun süreli seyehatler de,ev de dinlenirken radyo da temsil dinler gibi kitap okuyabiliyorsunuz. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Yalnızlığın yakıştığı adam
Eylül 20th, 2007 By Umar TürkoğluKitap/Okudum |
Her yalnızlığın bir öyküsü var muhakkak.Hep derler ya;’’Hayatımı yazsam roman olur’’ diye.İşte yazanların ki oluyor.Önemli olan yeltenmek.
Yalnızlığınızı,sevinçlerinizi,aşklarınızı ne istiyorsanız yetkinlikleriniz,kabiliyetleriniz hangi alandaysa yazmak size kalmış.
Ancak yazdıklarınız nobel ödülü alamayacak kadar afilli değilse,o zaman blog tutun diyebilirim.Çünkü ben öyle yapıyorum.Yalnızlığın yakıştığı adam olarak,bu kitabı kendime yakıştırdığım için aldım :) Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Yorumlara kapalıdır. »
Amerika kökenli kuka oyunu
Eylül 10th, 2007 By Umar TürkoğluAktivitelerim |
Ne zaman bowling oynasam yıllar önce bu başlıkla yazdığım yazı gelir aklıma.Milenyuma (2000) girdiğimiz dönemlerin başlarında,şirket organizasyonuyla yapılan turnuva da takımımız birinci olunca,3 ayda bir çıkan şirket gazetesinde,bu konuyu anlatmak ve arka kapak yazısını yazmak bana kalmıştı.
Ondan önce de yazıyordum.Hatta ”Hobi olarak dünya yaratın” başlıklı yazım sabancı grubu yöneticilerinden övgü almıştı.Çağırın görüşelim denmişti.Sakıpname kitabı hediye edilmişti sonra.Rahmetle anıyorum sakıp beyi.Değerleri hep ışık tuttu bana.Bende başkalarına da ışık tutsun diye İvriz arkadaşıma hediye etmiştim. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Digi kitap dünyası
Eylül 4th, 2007 By Umar TürkoğluDiqi Life, Kitap/Okudum |
Digi-elekronik çağa geçtiğimiz süreci,dönemi yaşıyoruz.Bu alanda gelişen,gelişmekte olan güncel şeylerden istifade eden olmak,ayrı bir keyif veriyor ve kolaylık sağlıyor.Zamanı etkin kullanmak hepimizin öncelikli yaşam gayesi olduğu için,bir güne bir çok şey sığdırabilmek,her şeye yetişip daha faal olmamızı dolu dolu yaşadığımızı gösteriyor.
Bir kaç gündür bilgi alanındaki gelişmeleri takip ediyorum ve internette geçirdiğim sürenin kalitesini artırmak için plan ve programlar yapıyorum.Artık yapmam gerektiğinin farkındayım çünkü kaybolan zamanlarım bir hayli fazla.Bunu yaparken tüm gün yaptığım ve keyif duyduğum bir çok şeyi birleştirmeyi,tek bir araçla bunu nasıl yapabileceğimin peşindeyim. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Aynı şehrin çocukları olduk
Eylül 2nd, 2007 By Umar TürkoğluAktivitelerim |
Evren The Island-ADA Projesi ni bitirip istanbula uğramaya karar verince ”Umar müsaitsen buluşalımmı dedi?”Hep o arzulanan ama bir türlü gerçekleştiremediğimiz buluşmayı gerçekleştirmeye karar verdikten sonra,geri sayım günler öncesinden başlamıştı bile..
Yılın Hoşgörü mekanı olarak seçtiğim Nişantaşı Teşvikiye Cafe de Evreni beklemeye koyuldum.Aylar öncesinde onunla bir sohbetimiz esnasında bir araya gelmeliyizi konusurken ”Aynı Şehrin Çocukları Olsaydık” dizelerini Evren’e hitaben karalamıştım..
Facebook'a aktar.