Ferhat ile Şirin
Ekim 31st, 2006 By Umar TürkoğluAktivitelerim |
Hava soğuktur,yüzüne çarpan rüzgarlar eşliğinde geçersin boğazı. İskele demir aldığında önce bir boyacı sırnaşır yamacına abi boyayımmı ? diye. Olmazlanırsın. Sonra bir kedi kuyruğu dik nankörce bakar ne arıyor dercesine…
Gülersin….
Onun bu bencilce tavırlarına sempati duyarsın.
Okşarsın seversin kucağına alırsın.
Zaman ilerler alışırsın.
Kaybetmekten korkarak, gitsin diye onu kovarsın… Devamı için tıklayınız… »
Comments Off
Eskici dükkanı
Ekim 25th, 2006 By Umar TürkoğluAktivitelerim |
Her yılın ekim ayında start alan ve mayıs ayına kadar açık olan şehir tiyatroları bu senede yeni oyunlarıyla istanbullu tiyatro severlere perdelerini açtı.Kaynağını eski yunan’dan alan rollerle belirli bir senaryoyu seyirciye aktaran tiyatro düşkünlüğüm ilk öğretim zamanlarıma dayanır.Abimin elimden tutup ”Fatih Reşat Nuri” sahnesindeki ”Dans eden eşek” çocuk oyunundan beri her yıl sayısız defa tiyatro izlemeyi kendime alışkanlık edinmişimdir.
Sürekli gelişerek değişen şehir tiyatroları, yeni sahneleriyle de tiyatro seyircisinin ayağına gidiyor.En son 7.de Kağıthane’de Sadabat Sahnesi olarak açıldı.Ancak tiyatro severlerin sıkça gittiği sahneler arasında ilk kurulanlardan,Harbiye Muhsin Ertuğrul,Fatih Reşat Nuri,Üsküdar Kerem Yılmazer (Daha önceleri Üsküdar Musahipzade Celal sahnesiydi,İstanbul 4.leventte Patlayan bombalarda ölen Kerem Yılmazerin anısına ismi değişti.) sahneleri gelir.Bu saydığım sahnelerin kurulduğu dönemler düşünüldüğünde oyuncusuna ve seyirsine farklı anlamlar yükler.Bu yüzden bu üç sahnede sergilenen oyunlar daha fazla rağbet görür.
Facebook'a aktar.Comments Off
Dolmabahçe sarayı
Ekim 24th, 2006 By Umar TürkoğluAktivitelerim |
İstanbulu keşfetme ve tanıma gezilerimden biri de uzun zamandır ajandam da işaretli olup, benim sürekli ertelediğim,Dolmabahçe palace ziyaretiydi.Bu sefer ertelemedim ve boş bir vaktime denk getirip gerçekleştirdim.Herkesin ezbere bildiği,coğrafi konumu itibariyle de süper bir mekan olan Dolmabahçeye her fırsatta kahve içmeye giderdim.Ancak sürekli yanı başında duran ve bir dönem M.K.Atatürk’e de ev sahipliği yapmış koca sarayı gezmek hiç aklıma gelmemişti.
Osmanlı mimarisi ve dönemine düşkünlüğüm,saray soyuna dayanmasada :) Belki de dayanıyordur? İstanbula eserler kazandırmış her türlü mimarı canı gönülden kutluyorum.Onların esinlenip yapmış oldukları bu mucizevi yapıları gezerken ne kadar ileri görüşlü olduklarını,sanata,mimariye,ihtişama düşkünlüklerini eserlerine bakarken anlıyorum.
Tabi osmanlı padişahlarının da bu eserler de zevk-ü sefalarına düşükünlüğü de gözlemlenebilir.Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecidin emriyle 13 yılda,Garabet Kalfa ve oğlu Nikogos’un batı mimari formlarından esinlenerek tamamladığı bu saray,gezildiğinde ve hakkında araştırma yapıldığın da osmanlı saltanat yaşantısı hakkında ipuçları verir. Devamı için tıklayınız… »
Facebook'a aktar.Comments Off
Haydi arkadaşlar aşıya
Ekim 11th, 2006 By Umar TürkoğluEstanteneler |
Kış ayları dert aylarıdır derler eskiler.Bu dönemler de sağlam giyinmek,iyi beslenmek gerekir.Özellikle havaların sıcak soğuk yaptığı zamanlar dikkat etmek lazım.Artık globalleşen dünya bu gibi durumlarda iş dünyasını önlem almaya itti.
Çalışanlarına önem veren holding,şirket vb kurumlar,sağlık sorunlarından dolayı çalışanlarının sağlık problemlerini aşmalarına yardımcı olmak,kendi açılarından da iş kaybını aza indirmek için iş yeri hekimliği adı altında kurumlarında dr bulundurma,çalışanlarına kaliteli sağlık hizmetini ücretsiz olarak vermeye başladılar bile.
Facebook'a aktar.